SIKCA SORULAN SORULAR
1. Bilinçaltı kalıpları gerçekten kırılabilir mi?
2. Seanslar iyice kafamı karıştırır, beni alt üst eder mİ?
3. Seanslarda neler oluyor?
4. Seansın süresi nedir?
5. Uygulamanın tehlikesi var mıdır?
1. Bilinçaltı kalıpları gerçekten kırılabilir mi?
Evet kırılabiliyor. Ancak seanslara katılan kişinin de benimle sıkı bir işbirliği yapması gerekiyor. Eğer bilinçaltınızda, henüz keşfetmediğiniz bir korkunuz varsa, genellikle bu korku mantıksız bir nedenden kaynaklanıyordur. Çünkü, en çok 0-5 yaş arası bebeklik döneminden gelen hikayeler ve inanç kalıpları bizi etkiler, ve o dönemde henüz mantık gelişmemiştir.
Bu mantıksız ama güçlü korku ve inançları hiç kimse sizin için oradan silemez. Ancak uyguladığımız yöntem ve tekniklerle, bunu siz başaracaksınız. Uygulamalar, sadece dünyada ?Ruh ve beden sağlığı? merkezlerinde değil, artık hastanelerin ?Alternatif Tedavi? bölümlerinde bile uygulanmaktadır.
Yöntemlerin yararlı olma sebebi, beyin dalgalarının belli bir frekansın altına düşmesi ile birlikte analitik zihnin baypass edilmesi esasına dayanmaktadır. Analitik zihin yok olmaz, kişi uyumaz, ama pasif konuma getirilir. Bu aşamada, kişiye çeşitli imgeleme, meditasyon ve hafif trans teknikleri uygulattırılır. Zihin hayal ile gerçeği birbirinden ayırd etmekle uğraşmaz. Ve programlama bu şekilde yapılır.
Ancak bu programlama asla yeterli değildir. Çünkü bir şeyi bilmek, zihnimize ya da bilinçaltımıza yazmak, onu hayatımıza uygulayabilmek için yeterli değildir. Programın geri kalan kısmında, kişiye, kendisi için olumlu olacak yeni inanç sistemini hayata geçirmek, kendi yaşamında bunu rahatlıkla uygulatabilmek için çeşitli uygulamalar yaptırılır.
Bilinçaltının yeniden programlanması için, sadece zihin ile ya da sadece trans sırasındaki imgeleme ya da telkinler yeterli olmayacaktir. Kişinin bunları hayata geçirmesi ve defalarca tekrar etmesi, programlamanın en önemli parçasıdır. İşte bu aşamada en büyük sorumluluk, uygulamaları hayata azimle ve kararlılıkla geçirmek üzere sizin üzerinizde olacaktir. Ancak bunları kolaylaştırmak, acı çekmeden, mutluluk ve sevinçle yaptırmak benim görevimdir.
2. Seanslar iyice kafamı karıştırıp, beni alt üst eder mi?
Pek çok kişinin ortak korkusu, bilinçaltında henüz görmeye hazır olmadığı duygularla yüzleşmek zorunda kalarak yeni bir travma yaşamaktır.
Oysa yaptığımız seanslar, çok derin hipnoz seansları değildir. Bu tarz uygulamaları Türkiye?de kullanmıyorum. Amacımızı gerçekleştirmek için buna ihtiyacımız da yok. Hayatınızda, zaten size acı çektiren, kurtulmaya çalışıp ta başaramadığınız bir dizi başarısızlık ya da üzüntü varken, size daha fazla duygusal fırtına yaratmak bizim isimiz değildir. Ama zaten bir çıkmazın içindeyken, bunun sebeplerini bulmak, ana kaynağa inmek, bu acıyı size yaşatan ?mantıksız? korkunuzu bulmak, sizi tam tersine hafifletecektir. Sorunun kökenini keşfetmek, kurtulmanın yarısıdır.
Seanslar sırasında çok duygusal anlar yaşıyoruz. Kalbinizde yuvalanmış acı ve üzüntülerin bir kaya gibi göğüs kafesinizde durduğunu var sayarsak, birlikte yapacağımız seanslar sırasında bu kaya, göğsünüzde sıkıştığı yerden çıkar. Gözyaşlarınız akabilir. Ama bunlar bir daha asla geriye dönmeyecektir.
Yine seanslar sırasında göstereceğim yöntemleri uygulayarak, birlikte el atmadığımız başka acılarınız ya da sıkıntılarınız varsa, evde kendi kendinize uygulayabilecek ve kendinizi rahatlatabilecek hale geleceksiniz.
3. Seanslarda neler oluyor?
İlk seans, sadece karşılıklı konuşma ile geçiyor. Bu sohbet sırasında kişinin yüzeydeki kalıplarını bulup çıkartmak üzere analiz yapıyorum. Kişinin özelliklerini, yaşamını, sorununu, ve benden beklentisini belirleyebilmek amacıyla bu konuşma biraz uzun sürebiliyor. Sohbetin sonunda, ufak bir meditasyon yaptırıyorum.
İkinci seans, muhakkak kişiye yazı yazdırmak yoluyla, daha derin tetkik ve analiz yapılıyor. İlk kalıpların ardında nasıl korkuların, hangi endişelerin yattığını buluyoruz. Yazı ve sohbetin sonunda yine daha farklı bir yöntemle yönlendirmeli meditasyon tekniği kullanarak, derindeki duyguların açığa çıkartılması işlemi başlıyor.
Devam eden seanslarda, her zaman önden 1 saatlik sohbet, iki seans arasında yaşananlar ve deneyimler hakkında oluyor. Daha sonra bir meditasyon uygulatılarak, kişinin kök korkusu bulunuyor ve bu korkunun ardındaki bilinçaltında bulunan hikaye ortaya çıkartılıyor. Bu hikaye kimi zaman gerçek kimi zaman da gerçek dışı olabiliyor. Önemli olan, orada kişiye özel, ve özenle saklanmış bir hikayenin varlığıdir. Bizim görevimiz, doğru olup olmadığını yargılamadan bu hikayeyi kişinin hayatını olumlu etkileyecek şekilde değiştirmektir. Bu sayede, kişinin bilinçaltı ve zihni büyük bir yük altından çıkarak ferahlamaya başlar. Artık kişi neyi neden yaptığını, neden birtakım olayları hayatına çektiğini idrak eder. Ve duygusal olarak rahatlama dönemi başlar.
Fakat bu aşama kritiktir. Çünkü burada seansların bitirilmemesi, gerçek hayatta uygulamalar yaptırılarak, kişinin tam olarak olumlu duygu ve davranışları hayatına yerleştirmesi istenir. Bu uygulamalar son derece kişiseldir ve bir kişininki diğerine asla uymaz. Örnek görmek istiyorsanız, sizlerle kahramanlarından izin alarak paylaştığım gerçek seans hikayelerini okuyabilirsiniz. Bütün bu uygulamalar sırasında, kişiye bir kart veriliyor. Bu kartın üzerinde, kişinin geçirdiği aşamalar ve kaydettiği gelişmeler yazılı oluyor. Ve kişi ne kadar daha benimle çalışması gerektiğini takip edebiliyor. Çalışmaların, ve seans sürelerinin kişiden kişiye değiştiğini yeniden vurgulamak isterim.
4. Bir seans ne kadar sürebilir?
İlk seans haric, genelde gerekli olan süre 2 saattir. Birinci seans biraz daha uzun vakit alabilir. Önemli olan, hiç bir seansta kişinin hikayesini bölmemek, 1 saat gibi dar bir aralığa sıkıştırmaya çalışmamaktır. Aksi taktirde bölünmeler, alacağımız yolu birhayli uzatabilir. Konsantrasyon çok önemlidir.
5. Bu uygulamaların tehlikesi var midir?
Bana en çok sorulan soru, sanırım ?Hipnoz? ya da ?Bilinçaltı? kelimelerinden dolayı uygulamaların tehlikeli olup olmadığıdir. Hipnoz uzmanı olduğum halde ve Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın pek çok ülkesinde uygulama için lisansım olduğu halde, Türkiye?de kısır döngülerimizi kırabilmek için hipnoz uygulamıyorum. Çünkü buna ihtiyaç yok.
Oysa hipnozun da kesinlikle tehlikesi yoktur. Bilinçaltınızda hazır olmadığınız travmatik bilgilerle karşılaşmazsınız. Eğer duygusal olarak hazırsanız, zaten bazı olaylar kendiliğinden yüzeye çıkar ve bize çözüm için yardımcı olurlar. Buna kesinlikle sizin bilinçaltınız karar verecektir. Patron yine sizsiniz.