
Hepinize Merhaba,
Yüzleşmek her zaman zordur, bilirsiniz. İnsanın en zor yüzleşebildiği şey ise kendisidir. Bu kadar yıldır bilinçaltı temizliği ile ilgilendiğim halde, ben bile zaman zaman zorlanabiliyorum.
Sizlerle bu yazımda, yüzleşme problemi yaşayan, ve hayatını bu korkuyla yönsüz bırakan güzel mi güzel bir kadının regresyon hikayesini paylaşmak istiyorum.
Bu güzel kadın bana hayatını anlatıyordu:
?Seda Hanım, benim hayatımda çok fazla erkek olmadı. Son 2 yıldır da peşimde bir adam var. Benden çok hoşlandığını söylüyor, ama evli. Biliyorsunuz, ben de böyle bir ilişkiyi kabul edemem. Kendimi son derece suçlu hissediyorum onunla her konuştuğumda. Aslında bir ilişki yaşamıyorum, ama benim ruhumu sıkan asıl şey, bu adamın benim aklımdan bir türlü çıkmaması. 2 yıldır sanki hayatımda gerçekten birisi varmış gibi hissediyorum.?
?Peki benimle çalışmayı tam olarak neden istediğini öğrenebilir miyim? Kendimize bir hedef belirleyelim.?
?Tabi, ben artık aklımdan bu adamı çıkartmak ve gerçekten evlenmek istiyorum.?
İlk topraklama seansımızda transa derinleşmekte zorlanacağını düşünmüştü. Ve biz başka bir yazılı teknik kullanarak çalışmamıza başladık. Gerçek duygularını açığa çıkartmaya başladığında karmaşık sinyaller veriyordu.
?Baskıdan çok bunaldım. Önümü görememekten bunaldım. Özgür olmak istiyorum.? Diyordu.
Haklıydı da? Artık zihnini ve duygularını özgürleştirmeliydi. Ama hemen arkasından SUÇLULUK duygusu belirdi. Adamı ilgisiz bırakmaktan çekiniyordu.
?Üzülüyorum, hem de çok üzülüyorum. Yalnız olduğu için, yalnız bıraktığım için üzülüyorum. Bencil hissediyorum. Bencil olduğum için özür dilerim. Seni hep mutlu etmek istiyorum.?
Bu tarz vicdan azapları, aslında bazı başka duyguların kamuflajı gibidir. Muhtemelen karşısındaki genç adam biraz duygu sömürüsü yapmıştı. Ama asıl önemlisi, genç kadının ruhu, bu duyguyu kabul etmeyi seçmişti. Yoksa altında bambaşka bir duygu mu saklıydı? Görmekten korktuğu?
Suçluluk ve üzüntü duygularını neresinde hissettiğini sordum. Endişeyle yüzünü buruşturdu.
?Boğazımda.? Konuşarak boğazındakini çıkartmasını söyledim. Cevapladı:
?Eğer boğazımdaki şey patlarsa her şey ortaya dökülecek, ve bu da çok kötü olacak. İstemediğim ve sonunda söylediğim için pişman olacağım. Karşımdakini üzeceğim şeyler söyleyecekmişim gibi geliyor. Susmak en iyisi. Susarsam sorun olmayacak sanki.?
Sordum: ?Peki sence bu şeyin ağzı dili olsa ne söylerdi??
?Herkesi her şeyi suçlayıp rahatlamak istiyorum. Şimdiye kadar söyleyemediğim şeylerden kurtulmak? Yeter! Yoruldum artık.?
Sonra kendisini suçlayarak konuşmaya ve ağlamaya başladı:
?Bile bile yanlış yaptın. Gözlerini kapattın gerçekleri görmemek için. Hata yapıyorsun. Ama başkasına gelince vaaz verebiliyorsun. Cesur ol artık! Gerçekleri gör!?
Belli ki kendince suçluluk duygusunu artık taşıyamıyordu. Ama bu görüntüdeki suçluluk duygusuydu. Belki de sadece adamı bırakıp gittiğinde yalnız kalmasına üzülmek ya da ona takılı kalmak gibi bir konudaki yüzeysel hisleriydi. Regresyonu ise bir sonraki haftaya bıraktık.
Ve ertesi seansta doğrudan kendisini transa soktum. Çok güzel odaklanarak ağlamaya başladı. Yine suçluluk hissediyordu. Onu yavaşça Tanrı katına çıkarttım ve Tanrı ile baş başa konuşurmuş gibi içini dökmesine izin verdim.
?Baskı hissediyorum. Tek istediğim şey kaçmak sanki. Bu durumdan kaçmak??
Sordum: ?Peki varmak istediğin yerde ne olsun istersin??
?Suçluluk olmadan yaşamak??
?Bu hissi nerende hissediyorsun??
?Ağırlık. Omuzlarımda müthiş bir ağırlık??
?Öyleyse bu ağırlığı ilk kez omuzlarına yerleştirdiğin ana git.?
?Bir kolye geliyor gözümün önüne. 3-4 sıra inciden kolyeler. Göğsümde ve omuzlarımda aynı baskı ve ağırlık var.?
Bir süre sonra genç kadının yüzü tamamen asıldı.
?Yüzüme birisi bastırıyor sanki. Nefes alamıyorum.?
Sıkıntıyla elini göğsüne götürdü. Nefes alamaz gibiydi. Ama aslında vücudu gayet güzel nefes alıyordu. Bu sadece bir histen ibaretti.
?Bedenim bitsin istiyor. Sanki birisi yüzüme bir şeyle baskı yapıyor.?
?Bak bakalım nasıl bir beden bu??
?Cılız. Çocuk gibi ama çocuk değil. İmdat! İmdat! Nefes alamıyorum.?
Ve burada ağlamaya başlıyor.
?Sanki bitti. Ölüm beni kurtaracak gibi??
?Bunu sana kim yapıyor??
?Gözlerimi kapatmışım göremiyorum.?
?Öyleyse bedeninden dışarı çıkarak olaya tepeden bak.?
?Hmmm. Sanki beni boğan kişi kocammış. Ben de çok yaşlıyım. Üzerimde entari gibi bir gecelik var. Sanki her şey bitmiş. Ölmüşüm. Huzur varmış??
?Yukarıdan bak olaya ve ölümden sonra bedenini ve olayları incele. Neler fark ediyorsun??
?Çok sisli görüyorum. Oda gibi bir yerdeyiz. Sanki hastaymışım. Yatalak gibi? Geçici değil. Kadının omuzları çökük? Bana baskı yapan kişinin boynu bükük. Ama ben iyiyim. A cımı dindirdi??
Ölümden sonra ruhunun ışığı bulmasını istedim. Ve ışık tünelinin ucuna geldiğinde ruhsal rehberini de yanında hissetti.
?Geçirdiğin hayata şöyle bir bak bakalım, bir ruh olarak beraberinde hangi duyguları getirdin??
Hiç düşünmeden cevapladı.
?Suçluluk.?
?Peki bu duygunun sebebini rehberine sorarak öğrenir misin??
?Evet. Beni öldüren sanki kocammış. Bunu ondan ben istemişim. Suçluluk ondan galiba. Onu kullanmışım. Üstelik ben bunu başka enkarnasyonlarımda da yapmışım. Başkalarının açıklarını kullanarak istediğim kötü şeyleri de yaptırmışım. Bundan suçluluk taşıyorum.?
?Peki sor bakalım rehberine, sence istediklerini, başkalarını kullanmadan da yapabilir miydin??
?Evet, kendim yapabilirmişim.?
?Öyleyse şimdi bak bakalım, eski hayatlarından getirdiğin bu duygu, şimdiki hayatındaki problemlerini nasıl etkiliyor? Bu hayatınla o zaman yaşadıklarının bağını kurabilir misin??
?Evet, hep kendi istediklerim olsun istiyorum. Baskı kuruyorum başkaları üzerinde. İsrarcıyım.?
?Peki bir de hayatındaki adam ve onunla ilgili hissettiğin suçluluk duygusunun bağını kurar mısın??
?Bilmiyorum. Algılayamıyorum.?
?Öyleyse rehberine sorabilirsin.?
?Rehberim bana bir kapı gösteriyor. Beyaz.?
?Öyleyse kapıdan içeriye gir.?
Genç kadının yüzü buruştu. Sanki gözleri kamaşıyordu.
?İçerisi çok aydınlık? Çok yoğun bir ışık var. Girersem suçluluk duyarım. Dışarı çıktım yeniden.?
?Ama eğer girmezsen de bu duygu seninle ömür boyu hatta bundan sonraki hayatların boyu kalacak.?
Genç kadın biraz bekledikten sonra yeniden içeri, girdi.
Sevgili hanımlar, yüzleşme problemi böyle bir şey işte. Eğer bu genç kadın istemeydi tekrar girmezdi içeriye. Ama girdi. Bunu yapmasaydı, kendisiyle çalışmayı burada kesmek zorunda kalacaktım. Çünkü hiç kimseyi, görmeye hazır olmadığı bir özelliği ile karşılaştırmayız. Bu son derece yanlış olur. Kişi hazır olduğunda bize zaten geri gelir.
Bu tıpkı çok zayıf olan birinin 6 ay içinde 30 kilo alıp, yolda yürürken eski tanıdıklarından birine rastlar gibi bir histir. Bu eski tanıdık eğer size bakıp ?Aman Allahım ne olmuş sna, ne kadar kilo almışsın!? dese, nasıl hissederdiniz? Bunu belki de biliyorsunuz ama duymak istediğiniz en son şeydir muhtemelen? Ve sizde iyi bir his bırakmaz tam tersine, utanç, sıkıntı, öfke bırakır.
Ne yazık ki bizler normal hayatımızda çok işgüzarız. Birbirimize durmadan bir şeyleri yüzlemeye bayılırız. Ona nasıl hissettireceğimizi önemsemeden hem de?
Her neyse, bu genç kadın tekrar içeriye girdi ve bu kez yüzleşti.
?Gözümü ışık rahatsız ediyor. Başımı ağrıtıyor. Sızı gibi.?
?Eğer o sızının ağzı dili olsa ne derdi??
?İmdat!?
?Neye karşı??
?Onu duymak istemiyorum. Kapatmak istiyorum. Gerçekleri söyleyecek sanki, korkuyorum.?
?Ben senin yanında olacağım rehberin olarak. Bana güveniyor musun??
?Evet.?
?Öyleyse şimdi o gerçekleri bana tercüme etmeni istiyorum.?
?Çocuksun diyor. Çocukça şeyler yapıyormuşum. Bir yere varamayacağımı söylüyor. Yaptığım oyunlarla, gerçeklerden kaçarak bir yere varamayacakmışım. Kaçma artık diyor. Beni görmezden gelsen bile sonuç değişmeyecek diyor. Kulaklarımı tıkadığımı söylüyor. Ben de çocuk gibi küçücük durıuyorum. Ufalmışım ufalmışım, zerre kadar kalmışım sanki.?
?Bunu nasıl değiştirebilirsin??
?Kulaklarımı kapatmayarak.?
?Eğer kapatmazsan ne duyarsın??
?Yalnız kalmaktan korkuyorum. Tek başıma ve çaresiz kalmaktan korkuyorum. Büyük sıkıntı bu? Eğer başkalarını kullanırsam yalnız kalmam gibi? Ahhhhh, çaresizim!?
Yüzünü buruşturdu. Ve sormaya devam ettim.
?Kimi kullanıyorsun yalnız kalmamak için??
?Sevdiklerimi. Onlarla bütünüm sanki. Şu anda hayatımdaki adamı kullanıyorum. Onu yalnız bırakmayı istemiyorum diyorum ama aslında kendi yalnızlığımdan korkuyorum. Tek başıma yaşamayı öğrenmem gerekiyor sanki. Ama tek başıma kalmak korkutuyor beni. Boğazım acıyor.?
Genç kadının boğazından un acıyı ve vücudundaki tüm ağırlığı aldık. Çalışmamızın geri kalanını tamamladıktan sonra genç kadın kendisini huruzlu hissetti. Nihayet aradığı huzur ve dinginlik duygusunu yakalamış, yalnızlık duygusunu iptal etmişti.
Biliyorsunuz. Bilinçaltınızda keskin bir korku varsa, onu hayatınıza çekersiniz. Hiç kaçarınız yoktur. Yalnızlıktan korkan kişiler bunu engellemek için hatalar yapabilirler. Ama asıl bakmaları ve görmeleri gereken şey, yalnızlığın neden hayatlarında olduğudur. Bundan kaçmak bize daha fazla yalnızlık getiriyor.
Bilinçaltı temizliklerimizi yaparken, bir yandan da yalnızlık konusundaki korkumuzu da iptal edip, onunla barışmamız gerekir ki sıfır noktasına gelelim. Sıfır noktası ise, evrenin çekim yasasını kullanabilmemiz için ideal zamandır.
Sıfır noktası hakkında detaylı bilgi isteyenler, bilmek istedikleriniz köşemdeki yazımı okuyabilirler.
Kendinizle yüzleşmeyi ihmal etmeyin. Kendinizden başka kimseyi kandırmıyorsunuz.
Sevgilerimle
Seda Diker
DANIŞANIMIN NOTU:
merhabalar Seda hn.,
Öncelikle teşekkür etmek istiyorum herşey için. Size 2. gelişim oldu bugün. Bugün benim hayatımda güzel bir sayfanın açılacagını sizin yardımınızla anladım ve en önemlisi de inandım. Şu zamana kadar içime attıgım, içinden çıkamadıgım korkularımla ne kadar zaman kaybettigimi anladım.Bunca yıldır farkına varamadıgım ya da varıp da kaçtıgım bütün bu korkulara tek tek elveda demek için ilk adımı attım.
Ben genel olarak duygularımı çok paylaşamayan ,kimi zaman kendimi ifade edemeyen biri oldum.Yaptıgım bütün yanlışlar için tekrar tekrar kendimi suçlayıp durdum.bugünkü seasın sonunda içimde, verdiginiz (sizin anlatımınızla) şifa enerjisiyle mutluluk ve huzur dogdu.Ögrettiginiz bu yöntemle her kendimi kötü hissettigimde ve ihtiyaç duydugumda bu huzura tekrar kavuşucam :)
Bugunden sonra sizin de yardımlarınızla ; suçlayıp, içime atmak yerine affetme ve kulagımı kapadıgım iç sesimin yolunda ilerlicem.teşekkürler:)