
Aslında benimkisi ilginç bir hikaye. Çirkin ördek yavrusundan başlayan (yüzü sivilcelerle kaplı, konu komşuya ?ayol annesi çok güzel bu kime çekti ki? dedirtecek kadar çirkin) ve kuğuya dönüşen bir kadının hikayesi.
Tüm çocukluğum ve ilk gençliğim annemin ne kadar güzel olduğunu duymakla geçti. O ne kadar güzel, ben çirkindim. O ne kadar becerikli, ben beceriksizdim? O ne kadar bişey bişeyse, ben de o kadar onun tersiydim. Zaten mevcut koşullar yüzünden iyice sindirilmiş, nerdeyse kendisi bile var olduğuna inanmayan bir çocuktum. Bir de üstüne bunlar eklenince görünmez olmayı diler olmuştum.
Zaman ilerledi, ben büyümüştüm, artık üniversiteye gidiyordum ama kendim hakkımdaki duygularım değişmemişti. Halbuki sivilcelerim gitmişti, oldukça orantılı bir fiziğe ve farklı bir güzelliğe sahiptim ama nafile?Beni kimse inandıramazdı buna. İş güç sahibi oldum, tek başıma bir sürü, bir sürü şeyin altından kalktım, takdir edildim, azmim başkalarına örnek gösterildi ama kendim hakkındaki duygularım yine aynıydı. Ben çirkindim işte, kimse yüzüme bakmazdı, değersizdim, hiç kendime güvenim yoktu . Yetersizlik, aşağılık duyguları içinde kıvranıyordum. Ancak bu duyguları saklayıp tersini yansıtmayı gayet güzel öğrenmiştim . Tabii çektiğim erkekler ve ilişkiler de buna göre olmuştu. Aşık olduğum birinin bana aşık olması, karşılıklı aşk yaşamak olur şey değildi. Eğer hoşlandığım kişi de benden hoşlanıyorsa durumda bir terslik vardı, ben değersiz olduğuma göre o da matah bişey değildi demek ki, bu durumda soğuyordum. Hep ulaşamadıklarıma aşıktım.
Zaman daha da ilerledi, benim kendime olan duygularımın keskinliği törpülendi ve karşılıklı hoşlanmalar dönemi başladı. Yaşasın artık beğendiğim de beni beğeniyordu ama durumda hala bir gariplik vardı. Bu adamların hiç biri bana ait değildi; Ya hayatlarında, ya akıllarında başka kadınlar vardı, ya da uzak ülkelerde yaşayan adamlardı? Yani ( var ? yok )adamlarla (olan ? olmayan) ilişkiler yaşıyordum. Çok yorulmuştum.
Artık şifalanmavakti gelmişti. Evren yolumu Seda ve Sedef ile kesiştirdi. İkisine de ne kadar teşekkür etsem azdır. Sedef kapıyı açtı, yolu gösterdi ve kutsal ben ile tanıştım. Seda, Sedef ile ortaya çıkardığımız ?değerli ben?i daha da işledi, bir güzel cilaladı parlattı. Tabi Seda?nın öğrencisi, canım arkadaşım Hande?yi zikretmeden geçemem. Öğrendiğim her bilgiyi, kendi öğrendiklerini de ekleyerek özümsememi kolaylaştırdı ve uygulamacı olmam için beni sürekli dürttü, yol göstericiliğiyle beni derin farkındalıklara hazırladı. Tüm bu değerli insanları karşıma çıkararak görevini eksiksiz yapan Evren?e ?Allah?ın hazinesine? müteşekkirim.
Temeli hazırladıktan sonra sıra dişi olmayı öğrenmeye gelmişti. Dişilikle ilgili Seda?dan teknikler öğrenildi, önerdiği kitaplar okundu ve ödevlere çalışıldı. Derken sevgili Seda buyurdu ? artık pratik yapıla, teorideki her şey uygulana, tiz sanalda flört oyununa başlana ? . Tabi ki kurallar vardı. Bunun pratik yapmak amaçlı bir çalışma olduğu unutulmayacak, chat sadece dişilik ve flört tekniklerini oturtup doğru yapabilmek maksatlı yapılacak, telefonla görüşülmeyecek, buluşulmayacaktı. Bir o kadar da eğlenceli olan çalışmalar başladı. Bu işin kraliçesi olmuştum, chatte elime düşenin gerçekten şansı yoktu, benden etkilenmemesi mümkün değildi. Gizemliydim, tatlıydım, eğlenceliydim bir o kadar da güzel kaçıyor, gel gel yapıyor ve kovalanıyordum. Ben tam bir dişiydim canım, daha ne olsundu.
Bu paralelde realitede bir çok şey değişmeye başlamıştı. Restoranda garson, size hizmet etmek bir zevk diyerek bana ayrıcalıklı servis yapıyor, başka bir yer daha sormadan çayımı getiriyor ve X hanım şekersiz hatırlıyorum doğru mu diyerek gösterdiği özeni belli ediyor, başka yer size yakışır diye hesap ile vebirlikte çiçek getiriyordu. Etrafım artan kişilik ve dişilik değerimi yansıtan insanlarla dolmuştu.
Derken chatta biri çok dikkatimi çekti ; artık kıvranıyor, isyan ediyor, seni ne kadar önemsediğimi sana nasıl anlatabilirim bilmiyorum lütfen görüş benimle diyordu. Onunla ilgili her şey çok düzgündü ben de onu çok merak ediyordum. Amaaan canım ne olacak, Seda nerden bilecek diyerek kural ihlali yapmaya ve görüşmeye karar verdim. Hazırlandım, artmış değerimle ışıldayarak, beğeni bakışlarının arasından geçip şık bir restoranda O?nunla buluştum.
Bundan sonra hiç birşey eskisi gibi olmadı, olamazdı. Evren çok önemli bir ders, ilişkideki beni yansıtan bir üç boyutlu simülasyon hazırlamıştı bana. Karşımdaki kişi korkunun, kendine güvensizliğin ve kibrin insan suretine, ete kemiğe bürünmüş haliydi. Bulunduğum süre boyunca bu duyguları ve ilişkide bu duyguların nasıl hareket ettiğini seyrettim. Ayrılırken ona çok teşekkür ettim ve eski beni tümüyle orada bırakarak ayrıldım. İşte ben de bu kadar korktuğum ve güvensiz olduğum için aslında olmayan adam ve ilişkilere yönelmiştim. Sonra da korkumu ve güvensizliğimi saklayabilmek için bu kadar kibirli ve kaçan olmuştum. Yetersiz hissettiğimden hiçbir gerçek ilişkiye hazır olamamış, ilgiye ne yapacağımı bilmeden dolambaçlı yollara saparak karşılık vermiş, hem kendimi hem karşıdakini çok yormuştum.