
|
Sizlerle baba kız ilişkilerinin gerçek hayatı nasıl etkilediğine dair, birbirlerini hiç tanımayan bu hanımların birbirine çok benzeyen problemlerini paylaşmak istiyorum. Belki de bu satırları okuyan anne babalar için de eğitici ve öğretici bilgiler olur. Geçtiğimiz 2 hafta içinde, tam 3 kadınla tanıştım. Bir tanesi, güzel mi güzel, gencecik, hülyalı bakışları gerçek aşkı bulmak için yanıp tutuşuyordu. Öylesine hayat doluydu ki?Üstelik, dışarıdan bakıldığında hayatından çok memnun görünüyordu. Bir erkek arkadaş edinmek, kendisi için hiç de zor değildi, çünkü incecik bedeni ve narin yüz yapısıyla son derece dikkat çekiciydi. İlk zamanlar işler çok yolunda gidiyordu onun için? Bir ilişkiyi başlatmakta sorunu yoktu. Hatta bu adama gerçek bir ilgi duymaya başlayana kadar, yani flört devresinde ışığını parlak tutabiliyordu. Gelgelelim, onun da bir korku eşiği vardı yüreğinin derinliklerinde? İlişki o eşiği geçtiği anda korkuya kapılmaya başlıyordu. Hoşlandığı erkeğin karşısında hatalar yapıyordu. Saçmalıyordu. Onun yanında mutlu olamıyor, anlamsız huzursuzluklara kapılıyordu. ?Anlayamıyorum Seda Hanım? diyordu. ?Onunla televizyon seyretmeye koyuluyoruz, benim canım sıkılmaya başlıyor. İçimi müthiş bir huzursuzluk kaplıyor. Acaba kalkıp dışarı mı çıksaydık diye kendi kendimi yiyorum. Onunla yan yana mutlu olamıyorum. Kalkıp dışarı çıktığımızda ise içimden yine başka şey mi yapsaydım acaba diye geçirmeye başlıyorum. Onu sevip sevmediğimden bile emin olamıyorum. Ama sonunda adamlar çekip gidince, çok üzülüyorum. Bu kez, kendimi onları özlerken ve deliler gibi geri kazanmaya çalışırken buluyorum. Tabi ki bir daha geri gelmiyorlar. Haklılar aslında. Beni bir türlü mutlu edemediklerini düşünüyorlar. Ve ben artık çok yoruldum. Yalnız kalmak istemiyorum. Ben artık gerçek bir ilişki yaşamak istiyorum.? Bu genç kadını koltuğa oturtarak biraz geriye doğru götürdüm. Derhal babasıyla ilgili anıları canlanmaya başladı. Buradaki travma, aslında tamamen babadan kaynaklanıyordu. Bir müddet sonra 5 yaşına döndü. Gözyaşları sizim gibi akıyordu yanaklarından. ?Ben odamdayım. İçerden babamla annemin sesleri yükseliyor. Yine kavga ediyorlar. Off! Babam annemi dövüyor!? ?Bu deneyim sana ne hissettiriyor?? ?Hiçbir şey yapamıyorum. Annemi koruyamıyorum. Acizim.? Biraz sonra başka bir sahneye geçiverdi. Bu kez mutfakta annesi ile birlikteydi ve yine yaşı çok küçüktü. Ağlıyordu. Canı sıkılıyordu. Minicik bir kız çocuğu olarak omuzlarında boyundan büyük yükler taşıyordu. ?Annem bir resme bakıyor.? ?Nasıl bir resme?? ?Bilmiyorum. Resmi göremiyorum. Ama ağlıyor. Onu öyle görünce ben de ağlamak istiyorum. O mutsuzken ben mutlu olursam, ona ihanet etmiş gibi hissediyorum kendimi. Sanki mutsuz olarak onu korumam gerekiyor. Başka türlü koruyamıyorum zaten.? Yavaşça sordum.?Peki, anneni mutlu etmek için ne yapman gerekiyor?? Usulca cevapladı. ?Babamı sevmemem gerekiyor. Ama ben onu sevmek istiyorum aslında. Ve onu çok seviyorum galiba. Ama bunu ona asla gösteremem. Annem kızar.? ?Bir an için sevgini gösterdiğini varsay bakalım. Bu deneyim sana ne hissettirecek?? Hiç duraklamadan cevapladı. ?Suçluluk.? Baba, bir kız için, yetişkin olduğunda karşı cinsi temsil edecek. Baba ile olan duygusal ilişkisi nasıl olursa, ilerde aşk hayatı ona göre şekillenecek. Bu kadının babası, kızını çok dövmüş ve kendini değersiz hissettirmiş aslında. Hatta fiziksel şiddet kullanmış ve dövmüş. Bütün bunlar kadında değersizlik duyguları oluşturmuş. Daha da önemlisi, kendine iyi davranmayan erkekleri beğenebilme riski taşıyor? Bu kadın, gerçek anlamda beğenmeye başladığında, korku eşiği devreye giriyor ve karşısındaki erkeği babasıyla olan ilişkisiyle özdeşleştirmeye başlıyor. Çünkü babası, onun ilk beğendiği erkek. Ve beğendiği erkeği sevemez, ona sevgisini gösteremez, onunla suçluluk hissi duymadan, her şeyi unutup birlikte olamaz. Sebep? Annesi ona babasını sevmemesi gerektiğini, suçluluk aşılayarak öğretmiş. Ne yazık ki, o erkeğin yanında mutluluğa odaklanamıyor ve hep çareyi mekan değiştirmekte arıyor. Ama, burnunun dibindeki kendisine hayran bu adamı aslında deliler gibi ve farkında olmadan kendinden uzaklaştırmaya çalıştığını bilmiyor. Bunu ancak bir regresyon terapisi sırasında fark ediyoruz ve bu güzel kadın yeniden kendisi üzerinde çalışma kararı alıyor. Çok yakında kendisi iyileşecektir. Bir başka kadın, ve yine çok güzel bir kadın, workshop ta karşımda oturuyor. Evli olduğunu söylüyor ama hayatı hakkında hiçbir fikrim yok. Ben eğitime başlıyorum ve dişilik bilgilerini, flört sanatını görsel olarak hatta teatral biçimde anlatmaya koyuluyorum. Hatta son derece ilginç buluyor anlattıklarımı ama başka ipucum yok. Bir süre sonra artık katılımcılarımı alfa konumuna uyulmamaya başlıyorum. Her birini teker teker alfa konumuna indirip bunu öğrenmelerini ve kendilerini bu konuma çapalamalarını sağladıktan sonra, dişilik bilgilerinde özgüven eksiklerinin olduğu yerlerde, bilinçaltlarındaki luzumsuz ve kendilerine hizmet etmeyen kalıpları bulduruyorum. Yavaş yavaş herkes öğrettiğim tekniklerle kendi kalıbını kırmak üzere çalışmalara başlıyor. Bir müddet sonra bu kadının ağladığını görüyorum. Genellikle katılımcılar, ilişkilerinde nerede hata yaptıklarını oto hipnoz altında bulmaya çalışırken, başkalarıyla bulduklarını paylaşmazlar ama bu kez bu genç kadın, saygıdeğer bir şekilde bulduklarını paylaşmak istedi. İki gözü iki çeşme ağlıyordu. ?Ben çok sevilen bir çocuktum. Babam beni çok severdi. Ama ben daha 5 yaşındayken babam hastalanarak öldü. Çok mutsuzum. Onu kaybettiğimde kabullenememiştim zaten. Şimdi ise bütün sevdiğim erkeklerin bir gün çekip gideceğine inanıyorum. O yüzden hiç kimseyi sevmiyorum. Sevsem bile ona bağlanmıyorum. Eşimi de ben sevmem o beni sever. Seni hiç terk etmeyeceğim dediği için evlendim ama mutsuzum.? Bu kez baba rolü farklı ama ana duygu aynı. Baba sevdiğimiz erkeği temsil ediyor ve ona hangi duygularla bağlanıyorsak, erkeğimizle yetişkinlik döneminde aynı problem ve duyguları yaşıyoruz. Bir üçüncü kadın, babasını daha da eski zamanlarda kaybetmişti. Ve o a aynı kalıba sahipti. ?Bütün sevdiğim adamlar gider.? Ve yine aşık olmadığı bir adama çocuk doğurarak onunla ömür geçiriyor. Sevgili babalar. Lütfen kızlarınıza güzel ve sevgi dolu örnekler olun.Emin olun ki, onun yetişkinlik yıllarını kurtarıyorsunuz.,, Sevgilerimle |