
EMBRİYOLARINI PROGRAMLAYAN DANIŞANIMIN TÜP BEBEK ÖYKÜSÜ: BAŞARI ZİHNİMİZDE VE KENDİ İÇİMİZDEDİR
Merhaba Lotus Kadınlar Klubu okurları,
Ben 4,5 yıllık evliyim. Esimle evlendikten yaklasik 6-8 ay sonra bir bebegimiz olsun istedik. Ama bu konuyu biraz ağırdan da aldığımı belirtmek istiyorum...Ben acele etmek istemiyordum çunku..
Bir problemimiz olmadigini tahmin ediyordum ama bir de bunu bir doktorun onaylamasi bir doktora gittik. Yumurtlama takibi yapildi.. Gebelik gercekleşmeyince tüm tahlillerimiz yapildi. Hersey cok güzeldi.. Ne esimde, ne de ben de hic bir problem gözükmüyordu. O halde yapmamiz gereken sey, isi doğal sürece bırakmaktı. Yaklasık 2 yıl doğal süreci yasadik. Maalesef gebe kalamadim. Hayatimda stresin yerinin olmamasi gerektigini düsündüğümden stresli olan iş hayatimi dahi noktaladim. Bir kac ay daha kendimize süre tanidim ve olmayinca, kendimce iyi bir hastanenin yolunu tuttum. Tüm tahlillerimi, bu hastanenin, tüp bebek baskani prof.dr.a gösterip, kısa bir toplantinin ardından, bizim icin tüp bebek icin erken oldugu aşilamanin en uygun yöntem olacagi fikrine ulastik..
Yumurtaliklarim, rahmim, esimin sprem tahlilleri hersey ama hersey cok iyiydi.. Asilamada basari sağlayamayinca tüp bebek yöntemini uygulamak istedik. Nisan 2007 de denedigimiz tüp bebek calismasi maalesef bos gebelik ile sonlandı. Aslinda doktorumun söyledigine göre embriyolarımız gayet kaliteliydi, tüm şartlar cok iyiydi.. 19 yumurta toplandı.. 18 tnsi döllendi ve transfer tarihinde 13 saglikli embriyodan 3 tnsi transfer olup, 10 tnsi dondurulmustu. Bizimkisi sebebi acıklanamayan kısırlık durumuydu. Ya da bi sebebi varsa da bunu tıp alemi henüz bilmiyordu. Bos gebelik yasayinca ruhsal olarak cok cokuntuye ugramistim. Aldigim psikolojik destek de beni tatmin etmedi.. Kafamin icinde bi yerlerde yani bana göre bilincaltimda biseyler vardi ve ben hamileligimden kendim vazgeciyordum.. Ama nasil ve nereden destek alip bunu olumluya cevirecegimi bi türlü bilemiyordum. Nisan 2008 de de dondurulmus embriyolarimizi kullandık. Bu da basarisiz oldu. Normale göre daha az sansımız oldugunu biliyordum.. sonuc beni cok şasirtmamisti.
Ben sürekli bir arayıs icerisindeydim. Bi sekilde bilincaltimdakileri cikartmam lazimdı, ama ben yolu bilmiyordum. 2008 yazında Kuantum ile ilgili yazılar ve kitaplar okudum. Bu arayıslarda birgün tv.de Seda hnm ın konuk oldugu bir programı izledim(annem telefonla arayıp haber vermisti bana) Kesin kararliydim bilincaltimi temizlemek icin yardim almaya.. ve ben tesadüflere inanmam. Benim bu istegim, cekim yasasini harekete gecirdi ve Seda hnm cıktı karsıma. Tekrar tüp bebek yapmak icin korkularim vardi.. ya yine olmazsa, yine basağrıları cekersem,ya öyle olursa, ya böyle olursa.. o kadar cok stresim, endiselerim vardı ki.. (ilk gebeligimde migren tarzı basağrılarım olmustu..karanlık odadan cıkamiyor, ısığa bile bakamiyordum)ilk tüp bebek denememde bir sendrom da gecirdim, yumurtalik rezervleri coktu, E2 hormonu yüksek ve yumurta sayisı istenen miktardan daha fazlaydi.. hiperstümilasyon sendromu denen bu sendromun yan etkilerini fazla yasamamistim ama korkularim o kadar coktu ki, ayrica esimle problemler bile baslamistı tekrar tüp bebek deneme konusunda.. o biran önce tekrar deneyelim istiyor, ben de hep bekleme taraftari oluyordum. Benim vucudum makina degil ki diyordum. Aslına bakarsanız korkuyordum ve ne yapacağımı bilemez haldeydim. Ta ki Seda Hnm karsıma cıkana kadar. Hemen randevu aldım ve tekrar tüp bebek denemesinden önce 5 seans yaptık. O zaman tahmin edemeyecegim şeylerle karsılastım seanslarda. En önemlisi ise kaybetme korkusuydu. Ben cocuklugumuda aynı odayı babaannemle paylastım. Genc yaslarda 5 cocugunu kaybetmisti. Biri daha 9 aylıkken, biri 39 yasinda, biri 20, biri 25 yasında, biri 43 yasında bes evladını toprağa vermisti. Onun hikayesi beni hep etkilemisti. Ama benim cocuk istegimi bu kadar etkileyecegini tahmin etmemistim. Bu ana sebepti. Yaptığımız seanslarda gecmiste yasadığım neler varsa acaba problem midir diye paylastim, en kök duygu kaybetme korkusuydu.
Seanslar bittikten sonra her gün düzenli meditasyonlar yaptim Seda hnm ın bana ögrettigi şekilde. Hatta Alfa konumunda kurdugum hayallerime yenilerini bile ekledim..Zaman gelmisti. Doktoruma gittim, tedaviye basladik. Doktorumu ilk ziyaretimde bana; seni cok iyi gördüm, senin stresin gitmiş dedi. Cunku onun karsısında hic bu kadar neseli olmamıstım, hic bu kadar olumlu olmamıstım ve sürekli soru soran ben, hic bir sey sormadım diyebilirim kendisine..Hersey cok güzel gitti.Yumurtalar cok güzel gelisti.. Rahim kalinligim belki de herzamankinden daha iyiydi.. Tabi ki, cunku yumurtalarima ve rahmime hep enerji yollamıştım. Hatta embriyolar daha oluşmamışken,onlara bile..
Tedavi sürecinde bi sey oldu.. bir Cuma günü hersey cok güzelken, ptesi tekrar kontrole gittigimde E2 hormonum cok yüksek cikmisti. Yumurtalar çok fazla sayidaydi ve yine sendrom yasanmasi olasılığı cikmisti ortaya.. doktorum bu tedaviyi benim sağlığım açısından iptal etmemizi önerdi.
Tekrar sil bastan yapacaktık. Ne olmustu da hormon cok yukselmisti, doktor aynı doktor, hasta aynı hasta, her ihtimale karşı azaltılmış ilaç dozajı..bunu cok sorguladım. Nasıl böyle bir şey olabilirdi? Ama yine de hayirlisi olsun diye düsündüm. Tekrar deneriz dedim kendi kendime. Doktorum, istersen yarin tekrar bir tahlil yapalim, hormon düşerse yine konusalim dedi.. Bu hormonun yüksek olması anneye rahatsızlık veriyor, tehlikeli olabilecek sendromu geliştiriyor. Hemen sevgili danısmanım Seda Diker'i aradım. Ne olmustu Cuma dan Ptesi ye kadar da benim hamile kalmaktan vazgeçirmisti. Seda hnm bana telefonda bu hormonuma düşmesi için talimat vermemi, bir de vucudumun neden hamile kalmaktan vazgeçtiğini evrene sormamı,istedi. Dediklerini bir meditasyon seansında yaptım ve rüyamda da cevap geldi. Cok eskilerde kalmış tanıdığım biri doğum yapmıstı ve erkek bebeğini ziyaret için gitmiştim. Benim elime verdi, sevdim. Kırgın degildi bana ..
Uyandiğimda içimde ilk uyanan his, ona bir özür borcum olduğuydu. Gerçek hayatta bunun için bana fırsat vermemisti. Ama rüyamda vermisti işte. Hemen uyanır uyanmaz o beyaz odada bir özür seansı yaptım. Sabah uyandığımda çok iyiydim. Daha da ötesi kendimi cok hazir hissediyordum. O gün, hormon seviyem düşmüştü. Doktorumun istediği seviye değildi belki ama ben o kadar emindim ki herşeyin cok güzel olacağına.. Onun hep endişesi oldu,yine yükselirse diye.. onu ben ikna ettim, gercekten kendimi cok iyi hissediyorum, böyle bir sendrom yasamayacağım diye..söz verdim.
Yumurta toplama günü 21 yumurta toplandı. Bunun 20 si sağlıklıydı ve 20 si de döllendi.. Yumurta transferi sırasında da bir tnsi hariç hepsi iyi durumdaydı. 16 tnsi donduruldu. Sonuçta herşey iyiydi. İlk tüp bebek denemesinde, embriyoların transferi cok zor olmustu.. kasılmıştım. Bu sefer hersey cok güzel gitti.. Seda hnm da bana hep telefonlarda destegine devam etti. Transfer tamamlandığında embriyolog hanım ile ameliyathanede yalniz kaldık. Malum 10 - 15 dk yatmam gerekiyordu, sağolusun o da beni yalniz birakmak istemedi ve konusmaya basladik.. Embriyoların cok sağlıklı dedi.. Ben bundan zaten o kadar emindim ki, hic şaşirmadim. Evet dedim, ben onlara her gece enerji yolladim, onlar da annelerini dinlemisler dedim. Birden sasirdi, ve inaniyor musun bunlara dedi.. Evet dedim, bütün kalbimle.. tamam, belki ben çok iyi bir doktora, onun iyi ekibine sahibim, ama bir de dünyanın en iyi danismanina da sahibim ve bu konuda da cok şanslıyım diye Seda Hnm dan bahsettim. Yasadığım tüm süreci anlattım.. İlgiyle dinledi beni.. cunku.. embriyoları takibi sırasında, yani onlarin benim transferimden önceki gelismelerinde cok güzel seyler gözlemlemişti. Embriyolarımın büyük çoğunluğu 27. saate girdiklerinde(burası biraz teknik, anladığım kadarıyla)erken bölünme gözlemlemiş. Bu da embriyo gelişimini için iyi bir olguymuş. Tabi bu duruma çok sevindim ama açıkçası çok da şaşırmadim. Cunku bunu istemis, dua etmis, enerji göndermistik.
Tüm bu süreçte yaşadığım şeyler bunlarla sınırlı değil..çok güzel şeyler yaşadım... Meditasyonlarda, yani alfa konumunda kurguladığımız eşimin davranışları daha hamile kalmadan gerçekleşmişti.. Daha tüp bebek denemesine girmeden, Seda Hanım'dan aldığım seanslar sürerken eşimin davranışları sanki ben hamileymişim gibi degişmişti.. Bana meyve soyup getiriyor, kendi elleriyle besliyor, ara sıra göbeğimi öpüyor, kısacası beni şımartıyordu..
Benim hikayem şimdilik bu şekilde devam ediyor.
Seda Hanım ın bana öğrettiklerini tüm hayatıma yayıyorum. Hayatımın her yanında çok güzel şeyler yaşıyorum... Yaşadığım tüm güzellikler için Seda Hanım a teşekkür ediyorum..
Gelişmeleri daha sonra tekrar paylaşacağım..
Sevgilerimle,