
STRES VE OLUMSUZ ETKİLERİ
Yıllar süren kısırlık dönemimden biliyorum. Bu problem, hanımlarda çeşitli duygusal yan etkiler bırakıyor. Stres, çaresizlik, endişe, kendine güvensizlik, üzüntü, hatta cinsellikten eskisi kadar zevk alamamak, bunlardan en önemli olanları.
İşin kötü yanı, kısırlık bizde stres yaratıyor, ve malesef, stres kısırlığı daha fazla artırmaya başlıyor. Çünkü stres doğrudan hormonlarımızı etkiliyor. Böylelikle insan kendisini kıramadığı bir döngünün içinde hapsolmuş bulabiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri?nin beni en çok etkileyen yani, her konuda bilimsel araştırma yapılmasına önem vermesidir. Amerikalılar, bilinçaltımızın ve alternatif tedavi yöntemlerinin bedenimiz üzerindeki etkilerini ciddi ve geniş kapsamlı tıbbi araştırmalar sonucunda
Bu araştırmalardan birini sizinle paylaşmak istiyorum.
Bilimsel araştırmalar, stresin kısırlık tedavisinde olumsuz etkisi olduğunu gösteriyor
1978 yılında The Body-Mind Institute of Harvard Medical School bünyesinde, hanımlarda açıklanamayan kısırlık üzerine yapılan kapsamlı bir araştırmada özellikle yönlendirmeli meditasyonun kadınlar üzerindeki stresi oldukça azalttığı gözlenmişti. Programın ana amacı, hanımların hamile kalmaya odaklanmak yerine, hayattaki güzellikleri fark etmek ve kendilerini mutlu edecek başka alanlara konsantre olabilmelerini sağlamak olduğu halde, 10 haftalık programı tamamlayan kadınlardan %57 sının, altı ay içinde hamile kalabildiği tespit edilmişti. Ne kadar etkileyici öyle değil mi? Bu konuda daha geniş bilgiyi holisticonline.com adresinden bulabilirsiniz.
Şimdi bu nasıl olur diyeceksiniz. Şunu eklememe izin verin. Meditasyon ya da hipnoz programları, asla tıbbi yardımın yerine geçmez. Bu bir bütün olarak düşünülmelidir.
Tıbbi yardım da tek başına stresi ve bunun bedenlerimiz üzerindeki yan etkilerini azaltamaz. Tedavi hem ruhu hem bedeni hem de duyguları kapsamalıdır. Yani Holistik olmalıdır.