
BILINÇALTI TEMİZLİĞİNDE YEPYENİ VE KOLAY BİR TEKNİK
Workshop?larıma katılanlar bilirler. Orada şimdiye kadar Türkiye?de kimsenin uygulatmadığı bir tekniği öğretiyorum. Olumsuz kalıplar ve korkular yüzünden kirlenmiş olumsuz duyguları, olumluya kendi başınıza çevirmenin yöntemini uygulamalı olarak öğretiyorum. Bir anlamda, bilinçaltı temizliği yaptırıyorum. Üstelik hiç bilinç kaybı olmadan, ya da doğrudan telkin vermeye gerek kalmadan? Peki bunun ne önemi var? Neden bu kadar kıymetli?
Gerek ikili ilişkiler olsun, gerekse çekim yasası, ya da tüp bebek koçluk programı, oradaki bilgiler pek çok yerden ve yılların verdiği birikimlerden derlenmiştir. Ama bu bilgileri de, eğer İngilizce biliyorsanız ve yurt dışından kitap ısmarlayabiliyorsanız rahatlıkla siz de okuyup öğrenebilirsiniz. Benim 11 yılımı aldı hepsini derlemek, çünkü yurt dışında yaşamak nasip oldu ve sadece kitap okumakla kalmadım, eğitimlere de katıldım.
Yine de bilgiyi derlemek ve öğrenmek, yerine göre kendi başınıza da yapabileceğiniz bir şey. Sır kitabını elinize aldığınızda, size çekim yasasını uzun uzun anlatacaktır. Ya da Tantra ya da Tao kitapları, size cinselliğin başlangıcında, iki kişinin birbirlerine dokunmadan önce, ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak nasıl bütünleşebileceklerini öğretebilir. Son zamanlarda pek çok seminer oluyor ve bu konulara gönül verenler ?kuantum? ya da ?çekim yasası? adı altında bilgi sunuyorlar.
Gel gelelim, bilgiyi zihinde tutmanın bir faydası olmuyor. Bunu hayatımıza uyarlayabilmek gerekiyor. Uygulama için duygularınızın patronu olmanız gerekiyor ne yazık ki? Oysa çocukluğumuzdan bu yana hepimize bunun tam tersi öğretilir. Hayatta önce duruma bakar, durumumuza göre üzülür ya da seviniriz. Yani hayatta pasif oyuncular olarak kalmamız söylenir.
Aslında herkes size ne yapmanız gerektiğini söyleyebilir. Örneğin ?sigarayı bırak? dediklerinde, sigaranın ne kadar zararlı olduğunu bile bile içmeye devam ediyorsunuz. ?Bu adamdan ayrıl, seni çok mutsuz ediyor? diyenleri haklı buluyor da olabilirsiniz. Ama öyle zamanlar oluyor ki, acı çeke çeke, önemsenmediğinizi bile bile, durumun değişmeyeceğini göre göre, o ilişkiye devam edebiliyorsunuz.
Zihnimizle duygularımız ne yazık ki aynı yönde ve aynı hızda
çalışmıyor. Bazen aklımız bir şeye karar verirken, gönlümüz tam tersini isteyebiliyor. İşte o zaman acı çekiyoruz. Bir ilişkide partnerimizin bizim için uygun olmadığını anladığımızda, duygularımız aynı hızda bu aşktan vazgeçemiyor mesela?Ya da, dişilik bilgileri içinde flört tekniklerini öğrettiğim hanımlar bilirler, her zaman olması gerektiği gibi davranamıyoruz. Çünkü kaybetme korkumuz oluyor. Kendimize güvenemiyoruz. Korkup bize uygun olmayan adamlara tutunmaya çabalıyoruz. Bile bile korkularımıza yeniliyoruz.
İşte tüm bu sorunları temizleyebilmenin tek bir yolu var, bilinçaltımızı olumlu hale getirmek?Duygu ve inanç kalıplarımızı değiştirmek. Korkularımızdan kurtulmak?
Peki ama nasıl? Herkes ne yapması gerektiğini bilebilir?Herkes çekim yasasını bilebilir. Ama hakkıyla uygulayabilmek için, korkularımızı temizlememiz ve duygularımızı olumlu yönde programlayabilmemiz gerekir.
İşte workshop?larımda verdiğim en kıymetli bilgi bu? Kendi kendinizin patronu, kendi duygularınızın ve bilinçaltınızın temizleyicisi oluyorsunuz. Üstelik bilinçaltının yüzeye yakın taraflarında bulunan korkular, her zaman kendi başınıza bulup çıkartabileceğiniz ve değiştirebileceğiniz duygulardır.
Kimi zaman bilinçaltında bulunan korkularla yüzleşmek istemediğini hatta bundan korktuğunu ifade eden hanımlarla çalıştım. Biliyor musunuz? Bilinçaltınızdan korkmamalısınız. Çok derinlerde gömülü acılar ya da öfkeler muhakkak çok ehliyetli kişilerin rehberliğinde çıkartılmalıdır. Orası muhakkak? Ama o duyguları bastırıp yüzleşmekten korkmak size daha büyük problemler getirir.
Workshop öğrencilerim bilirler. Zihnin alfa konumunda, beyin dalgalarınız, evrende bulunan Shumann Rezonansına uyumlanıyor. Ve etrafa yaydığınız frekansı, bilinçaltınız belirler. Eğer orada saklı korkularla yüzleşmezseniz, her gece uykuya dalarken ve her sabah uyanırken, yani günde iki kez, evrene istem dışı yayarsınız. Onlar sizin hayatınızı değiştirmenizi engeller. Hatta sevmediğiniz koşulların içine hapsolursunuz.
Oysa bilinçaltınızdaki korkularla yüzleşirseniz, bu duyguların frekansı, zihnin beta konumuna çıkar ve beta Shumann Rezonansı ile uyumlu olmadığı için, hayatınızı etkileyemez. Artık tekrar tekrar aynı kabusu yaşamaktan kurtulursunuz. Sadece biraz duygusal süreçten geçer, bir uzman yardımıyla bu süreci rahat atlatırsınız.
Bilim adamları, bir kişinin bir nesneye bakarken ve sonra o nesneyi hayal ederkenki beyin konumlarının birbiriyle aynı olduğunu bulmuşlar. Yani, gözlerimizi kapattığımızda bir nesneyi hayal ettiğimizdeki beyin dalgalarımız, o nesneye gerçekten bakarkenki beyin dalgalarımız ile aynı. Bu çok önemli bir bilgidir. Demek ki, beyin belli bir konumdayken hayal ile gerçeği ayırt etmiyor. Bu durum ilk olarak 1930 lu yıllarda Dr. Edmund Jacobson tarafından stres azaltma için aşamalı gevşetme tekniği uygularken keşfedilmiştir. Dr. Jacobson, danışanlarından gözlerini kapatarak belli bir hareketi hayal ettirdiğinde, eylem gerçekten yapıldığında hareket edecek olan kaslarda küçük kas hareketleri gözlemlemiştir.
Yukarıdaki bilgiyi, ?Ne Biliyoruz Ki? adlı kitaptan derledim. Bu bizim için çok önemli bir bulgu. Çünkü hayal dünyasını doğru kullandığımızda, bilinçaltımızı temizleyebiliyoruz.
Bilinçaltı temizlemenin basit ve herkes tarafından uygulanabilecek tekniğini, yıllardır hipnoz ve meditasyon alanında çalışırken ortaya çıkarttım. Hatta geçtiğimiz bayramda Regresyon Hocalarımız ABD den eğitim vermek üzere İstanbul?a geldiklerinde, kendilerine bu yöntemimden bahsettim. Çok hoşlarına gitti. Çalışmalarımı derleyip gelecek yıl, Dünya Regresyon Uygulayıcıları Derneği (IBRT) ve ABD Ulusal Hipnozcular Derneği (national Guild of Hypnotists) toplantılarında sunmam gerektiğini söylediler. Ve ben de o yüzden çalışmalarımı bu kolay ve uygulanabilir teknikte yoğunlaştırdım.
Workshop larıma katılan öğrencilerime, öğlen yemeğinin ardından 3-4 saat boyunca kesintisiz bu tekniği uygulattırıyorum. Pek çok olumlu sonuç aldık. Ve ben de bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.
Lütfen bilinçaltınızla yüzleşmekten korkmayın. Çünkü hayatınızdaki kısırdöngüler, korkularınızla yüzleştiğiniz anda yok olmaya başlayacaklar. Büyük travmalar ya da patalojik durumlar için muhakkak bir uzman psikolog eşliğinde çalışın. Fakat, patalojik olmayan, örneğin ikili ilişkilerdeki kaybetme korkusu gibi, küçük korkulardan korkmayın. Bu çalışmalar sizin hayat kalitenizi artıracaktır.
Ve unutmayın? Hangi duygu ya da inanç kalıbı üzerinde çalışmaya başlarsanız, bilinçaltınız size sadece ve sadece o kalıpla ilgili anıları hatırlatacaktır. Asla hazır olmadığınız ve alakasız anıları vermeyecektir. Çalışma boyunca ağlamak, size çok iyi gelecektir. Daha sonra kendinizi kuş gibi hafiflemiş hissedeceksiniz. Üstelik hayatınız da olumlu yönde değişmeye başlayacak.
Sevgilerimle