
SU İÇSEM BANA YARIYOR?
Hipnoterapi ile zayıflama, Amerika Birleşik Devletleri'nde çok yaygın bir yöntemdir. Hipnozun aslında temelde yaptığı en büyük hizmet, kişinin hatalı beslenmesinin ardındaki gerçek sebepleri yakalayabilmesi, ve bunları ortadan kaldırabilmesidir. Bilinçaltımızda olumsuz kalıplar olabilir. Örneğin, ?Su içsem bana yarıyor? türünden bir inancımız varsa, beden bunu gerçekleştirebilmek içın elinden geleni yapar. Beden son derece akıllı bir sistemdir. Kilo almaya programlarsak, kiloyu memnuniyetle alır. Vermeye programlarsak ta ona göre kendisini ayarlayabilir.
Hipnoterapist, kesinlikle bir beslenme uzmanı değildir. Zayıflamak isteyen kişi öncelikle bir beslenme uzmanına başvurmalı ve sadece kendisine özel bir liste ile hazır bulunmalıdır. Daha sonra, tıpkı sigarayı bırakabilmek için gerektiği gibi, kişinin gerçekten zayıflamayı kafasına koymuş olması gerekmektedir.
İşte bu şekilde hipnoterapiste gelen bir kişi, artık sorunu kökünden halletmeye hazır demektir.
?Defalarca rejim yaptım ama her seferinde, rejimi bırakır bırakmaz yeniden kilo aldım?
Eğer siz de bu cümleyi söyleyenlerdenseniz, hipnoterapi sizin için uygun bir yardımcı yöntem olabilir. Çünkü, hipnoz uzmanının ilk yapacağı şey, size neden kilo aldığınızı, eğer varsa, derinlerdeki gerçek sebebi bulmanıza yardımcı olur. Benim müşterilerimden birisı, sırf anne ve babasından intikam alabilmek için, onları cezalandırmak için aşırı derecede yemek yiyor ve şişmanlıyordu. Bir başkası ise, kocasına kızdığı için, ve bu öfkesini ona yöneltip ifade edemediği içın öfkesini kendi bedenine
yönlendiriyordu. Şişmanlayarak uzaklaştırıyordu onu.
Bastırılmış öfke, kızgınlık, ya da duygusal ve cinsel açlık, pek çok kadını pencesine almış durumdadır.
Her kadın aynı tepkiyi vermez ama bazıları, yemen yiyerek şişmanlamayı ya da bedenlerinin özgürlüğünü umursamamayı tercih eder. Çünkü bu, onlar için daha kolay bir doyum noktasıdır.
Oysa zayıflamak, sağlıklı olmaktır. Gerçek özgürlüktür. Hafifliktir. Ve tabi güzelliği de beraberinde getirir. Ama en önemlisi, kendimize duyduğumuz saygının bir göstergesidir.
Şişmanlamayı getiren pek çok duygusal sebebin ardındaki en önemli kök korku, değersizlik duygusudur. Kendimizi sevmiyorsak, bedenimize de saygı gösteremeyiz
Daha sonra, affetme problemi ve baştirilmiş öfke geliyor. Bu da, şişmanlayarak cezalandırma yöntemini gündeme getirir
Bir kez elinize, kendinize uygun diyet programınızı aldınız mi, sizi şişmanlatan asıl sebebe, yani bilinçaltınızdaki kök korkuya inmelisiniz. Bu korkuyu sevgiye dönüştürmek için yöntemler var. Bunu başardığınızda, artık zayıflığınız kalıcı olacak, çünkü başka bir duygusal problem yüzünden yemek yiyerek rahatlama eğiliminizi köreltmiş hatta yok etmiş olacaksınız.
Hipnozun bundan sonraki hedefi, artık listenizde bulunan besinleri doğru tüketebilmeniz, listeyi mutluluk ve coşluyla uygulayabilmeniz için size yardım etmektir.
Hipnoz, ilk önce kaçamak yapma isteklerinizi inceler. Bunların zamanlamasını, hayat stilinizi, hangi zararlı yiyeceği ne zaman ve nasıl tükettiğınızı inceler ve hayatınızın o dönemlerinde tatlıya ya da sizin için uygun olmayan yiyecek maddelerine ?HAYIR? diyebilmeyi öğretir. Bu, tıpkı sigarayı bıraktırmak gibi bir yöntemdir. Sizi bunun için adeta programlar. Ve tüm diyet programı boyunca, rahat ve mutlu bir şekilde listedekileri yiyebilmenizi ve duygusal boşluğa düşmeden zayıflamanızı sağlar.
Diyetisyenleriniz sizlere söyleyecektir. Zayıflamak, asla aç kalmayı ya da mutsuz olmayı gerektirmez. Eğer bu 2 histen birini duyuyorsanız, o zaman bir yerlerde hata yapıyorsunuz ya da bedeninize zarar veriyorsunuz demektir. Çünkü vücut çok akıllıdır. Hisler yoluyla bize vermek istediği mesajı verir
Hipnoz çok başarılı ve etkili bir zayıflama yardımcısıdır. Tek başına bir zayıflama metodu asla değildir. Ama zayıflamanın kalıcı olmasını isteyenler için müthiş etkili bir yöntemdir. Çünkü artık, şişmanlamalarının ardında yatan gerçek içgüdü bulunup yok edilmiştir.
Şürekli rejim yapıp zorlukla zayıflamak, ve sonunda yeniden kiloları geri almak, hem sağlığımız açısında müthiş bir tehlikedir, hem de tekrarlayıp duran, kurtulamadığımız bir kısır döngüdür.
Unutmayın, hayatta kırılamayacak hıçbir kısır döngü yoktur....