KİTAP TAVSİYELERİ

CİNSELLİK VE TANTRA

CİNSELLİK VE TANTRA

24.02.2009

 

CİNSELLİK

Ruhsal öğretilere ilgi duyanlar bilirler. Cinsellik aslında insan bedeninin en kutsal hazinelerinden biridir. Saf ve doğru şekilde kullanılabildiğinde hem kadın hem de erkek için şifa kaynağı haline gelir. Sadece fiziksel bedenin rahatlamasını sağlamak ya da çocuk yapmak değildir amacı. Hem bedensel, hem ruhsal hem duygusal hem de zihinsel anlamda tam olarak doyuma ulaştırmalıdır.

Günümüzde pek çok çiftin duygularını hiçe sayarak, tamamen fiziksel bedenin doyumuna odaklanarak birlikte olabildiğini gözlemliyoruz. Belli bir müddet sonra bu tarz birliktelikler insanlara yetmemeye başlıyor ve ?daha fazla nasıl haz alabilirim? sorusunu sormaya başlıyorlar.Duyguların ve ruhun fazla yer almadığı birleşmelerde, cinsel fantaziler yönünde arayışlar başlıyor.

Eğer kadın ve erkeğin tam olarak bütünleşerek, aşkla, karşılıklı güvenle yaptığı seks insanları yukarı çıkartıyorsa, cinsel fantaziler yatay olarak genişletiyor diyebiliriz. Bunu tıpkı bir pergelin açısı olarak görebilirsiniz. Cinsel fantaziler, pergelin açısını artırır, ama çıkılabilecek yüksekliği hafifçe azaltır. Gerçek doyum her zaman yukarıya çıkarken izlenen yoldur. Ve tam yukarı çıkabilmek için bir miktar yatay genişleme şarttır.

Fantazilere sınır koymak elbette ki doğru değildir. Eşlerin ikisi de aynı şeyi istedikten ve kendisini iyi hissederek uyguladıktan sonra hiç bir problem yoktur. Ama eğer bir taraf diğer tarafı incitmemek ya da kaybetmemek adına bazı şeyleri kabulleniyorsa, bu tip oyunlardan yaralanmış olarak çıkabiliyorlar. Ruhun ya da duyguların yara aldığı her türlü ilişki, eninde sonunda bedene zarar vermeye başlıyor.

Seksin bir de spiritual tarafı vardır. Asıl önemli olan da budur. Hintliler?in TANTRA si ya da Çinliler?in TAO su gibi kadim ruhsal öğretiler, seksin aslında bir şifa aracı olduğunu anlatırlar. TANTRA ve TANTRİK SEKS ile ilgili geniş ve ayrıntılı bilgiyi TANTRA bölümünde bulabilirsiniz. Ama bu şifadan bedenlerini tam manasıyla yararlandırabilmeleri için, çiftlerin birbirlerine duygularını hiç korkmadan, güvenerek açmaları ve sevgilerini akıtmaları gerekir. Tantra için seks, gerçek anlamda bir ritüeldir. Bu ritual sırasında çiftler karşılıklı birbirlerini överler, onurlandırırlar, birbirlerinin sınırlarına saygı gösterirler. Aşk, sevgi, şefkat, tutku, şehvet gibi duygular karşılıklı aktığında, bu iki insani öylesine yüksek bir varoluş haline taşır ki, bedenin orgazmı, ruhsal, zihinsel ve duygusal orgaşm ile birleşerek muhteşem bir hal alır. İki beden, tıpkı akupunktur noktaları gibi birbirine deydikçe şifalanır. Cilt parlar. Bağışıklık sistemi kuvvetlenir. Duygusal sorunlar bir anda yok oluverir. Bu tarz bir cinsel hayat adeta anti aging görevi görür, yaşlanmayı durdurur. İnsana gençlik, mutluluk ve enerji verir.

İnsanlık bu şekilde yaşayabilseydi, fantazilere gerek duyar miydi acaba? Ya da çiftlerin birbirine tam manasıyla ve eşit derecede güvenebilmesi ve koşulsuzca sevgi akıtabilmesi neden bu kadar zordur?

İnsan öncelikle kendisine güvenmeli ve kendisini koşulsuzca sevmelidir. Yoksa bu sevgi, şefkat, tutku, aşk gibi yüce duyguları kimseye gerçek manada akıtamaz. Sevgi ya da aşk zannettiği şey, bağımlılıktır.

BİLİNÇALTI VE SEKSTEKİ TUTUMUMUZ

Bilinçaltında ailelerimizin bizleri yetiştirme şeklinden dolayı, ya da yaşamımızın ilk yıllarında, bluğ çağına erişene kadar başımızdan geçen ve bize olumsuz duygular tattıran her türlü olay sonuçu, bize zararı dokunabilecek olumsuz kalıplar yerleşmeye başlar. Ve zaman içerisinde bu kalıplar farkına varılıp temizlenmezse, duygusal kirlenme oluşmaya başlıyor.

Bilinçaltı öylesine derin ve ilginç bir dünya ki, orada olanları keşfetmek hayatımızın akışını bile değiştirebiliyor bazen. Bilinçaltı çeşitli değer yargılarını mantıklı olup olmamasına bakmaksızın alır ve kaydeder. Özellikle de korku, endişe, panik, suçluluk gibi olumsuz duygular eşliğinde bize verilen telkinleri bir teyp gibi kaydeder. Bu telkinler kimi zaman anne babamızdan duyduğumuz sözler ya da tanık olduğumuz olaylar olabileceği gibi, kimi zaman da kendi iç sesimizdir.
 

Bilinçaltınızdaki kalıplardan ve onlarla yüzleşmekten korkmayın. Seanslar sırasında, insanlar hazır olmadıkları hiç bir şeyi hatırlamazlar. Vücut öylesine güçlü bir mekanizmadır ki, duygusal olarak kaldıramayacağınız hiç bir yükün altına sizi sokmaz. Karşınızda deneyimli bir meditasyon ya da hipnoz uzmanı var ise, zaten sizi zorlamayacak, sadece ruhunuzun izin verdiği ölçüde ve üzerinde çalıştığınız konu ile çalışacaktir. Bu yüzden, istenmeyen duygusak krizler hiçbir zaman yaşanmaz.

Gelin kalıplarınızı birlikte tespit edelim ve onları temizleyelim.

Hayatınız değişsin.

Kısır döngüleriniz yok olsun.

 

Maillerinizi yollarken TELEFON NUMARANIZI belirtmeyi unutmayın. Size 3 iş günü içerisinde dönülecektir.
 
 

 


© 2011 Lotus Kadınlar Kulübü. Tüm Hakları Saklıdır. developed & designed by maya interactive