KİTAP TAVSİYELERİ

CİNSELLİK VE TANTRA

TANTRA

24.02.2009

TANTRİK SEKS nedir?

Tantra, Sanskritçe bir kelimedir. ?Farkındalık yoluyla genişlemek? anlamına gelir. İsminden de anlaşılabileceği gibi, sadece basit bir eylemi anlatmaz. Tantra uygulayıcıları için seks artık bir performans ya da eylem değil, ruhsal gelişimdir. Kadim zamanlarda, seks sadece kadınla erkeğin bedensel birleşmelerini değil, ruhsal duygusal zihinsel ve bedensel olarak tam anlamıyla doyurucu şekilde bütünleşmelerini sağlardı. Bu bilgiler Hintliler tarafından Tantra adıyla, Çinliler tarafından ise Tao'cu seks adı altında derlenmiş ve uygulanmıştır. Tantra halen Hindistan, Nepal ve Cin?de uygulanmaktadır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde öğretilmekte ve ilgilenenler için seks ve orgazm üzerine bambaşka bir bakış açısı ve doyum sunmaktadır.

TANTRA VE SİFA

Tantrik seks, ruh beden zihin ve duyguların tam dengeye kavuşmasını sağladığı için, uygulayıcılarına gerçek bir şifa sunar. Daha önce seksin eşler arasında yoğun bir enerji alış verişini başlattığını söylemiştim. Kadın ve erkeği tüm çakraları (enerji merkezleri) birbirine hizalanır. İki beden arasında enerji, her bir cakradan 8 şeklinde yanı aynı zamanda sonsuzluk işaretinin temsil ettiği değerleri barındırarak birbirine akmaya başlar. Diğer taraftan kişinin kendi bedenini dikey olarak kapsayacak şekilde bir başka 8 çizer.

Penis vajinaya girdiği andan itibaren ya da beden sıvıları kadınla erkek arasında gidip gelmeye başladığı andan itibaren enerji devinmeye başlar. 8 rakamları çizilir. İki insanın ruhsal ve duygusal birikimleri birbirlerine geçmeye başlar. Sırf bu bile, bedenimizi kime açacağımızı, kiminle nasıl bir seks yaşayacağımızı çok iyi seçmemiz gerektiğini gösteriyor.

ERİL / DİŞİ ENERJİ  -  YİN/YANG

Tantra öğretisine göre, aşk ve seks ilişkilerindeki tüm problemler, üzüntü ve korkular, AYRILIK bilincinden doğar. Eril ve dişi enerji birbirinden ayrıldığında, Adem ve Havva kadın ve erkek olarak iki farklı bedende yeryüzüne indiğinden bu yana, geride bıraktiği BÜTÜNLÜK ve TAMLIK hislerini arar durur. Bunu başardığı gün, Adem ve Havva yeniden cennete kavuşabilecektir. Ya da cenneti yeryüzüne indirecektir.

Oysa, kadın ve erkeğin kendini TAM ve BÜTÜN hissedebilmesi için, yapması gereken ilk şey, kendi içindeki eril ve dişi enerjiyi yanı YİN ve YANG I dengeye getirmektir. Bir kez dengeye geldiğinde, artık kadın içindeki erile uygun bir erkeği hayatına çeker, erkek te içindeki dişi enerjiyi yansıtacak kadını hayatına çeker ve gerçek bir RUH ESİ kavuşumu yaşanır.

Yin ve yang in dengeye getirilmesi için, ruhsal bir arınma, her türlü olumsuz enerji, duygu ve düşüncelerin zihin beden duygular ve ruhtan çıkartılmalı, yerine SEVGİ konmalıdır.

Olumsuz duygu ve düşünceler, bilinçaltımızdaki kalıplarda yaşarlar. Bilinçaltımız bu olumsuz kalıp ve yargıları tuttukça, duyguları ve seçimleri KORKU ları tarafından yönetilmeye başlar.

Oysa tam bir arınma ve temizlik, kişiye seçimlerini korku ile değil sevgi ile yapabilmeyi getirir. İşte bundan sonra, gerçek bir yın yang dengesinden söz edilebilir. Ve kişinin RUH EŞİ hayatına girer. Hayatında bir eş zaten var ise, o kişinin en dengeli ve en sevgi dolu halini deneyimlemeye başlar.

YİN dişi enerjiyi temsil eder YANG ise eril enerjiyi. Yin bedenin alt kısmında yuvalanmıştır. 1. 2. ve 3. çakralarda bulunur. Özellikle rahim yin enerjiyle doludur. Yang ise bedenin üst kısmında durur. 5. 6. ve 7. cakralarda, yani boğaz, alın ve başın hemen üst kısmında konuşlanmıştır. Bu yüzden eril enerji, zihinsel gücü, savaşçılığı, konuşmayı temsil eder. Eril enerji nüfuz edicidir. Dişi ise alıcıdir. Yumuşaktir. Yin enerji soğuktur. Isınması yavaş olur ve uzun sürer. Eril enerji ise sıcaktır ve çabucak alev alır.

Yukarıdaki tanımlamaların, kadın ve erkeğin sekste nasıl hareket ettiklerini tarif ettiğine dikatinizi çekmek isterim. Erkeğin cinsel olarak heyecanlanması 3 dakikalık bir sürede gerçekleşir, oysa kadının en az 15 dakikaya ihtiyacı vardır. Güzel sözler duymaya, duygusallığa ve romantizme ihtiyaç duyar. Tantrik seks, bu iki enerjinin kaynaşmasını, 4. cakra yani kalp çakrasında KOŞULSUZ SEVGİ ile bütünleşmesini, birbirlerine tam kabul vermelerini ve birbirleri hakkındaki tüm yargıları yok etmelerini sağlar.

Artık kavga etmeyen, birbiriyle yarışmayan, birbirini kontrol etmeye çalışmayan bir Adem ve Havva düşünebiliyor musunuz? Birbirini yargılamak ya da değiştirmeye çalışmak yerine, bütünleşerek, birbirine tam kabul vererek yeniden BİR olabilmeyi deneyimlerler. İşte bu cennete varmanın anahtarıdır. Cennetin anahtarı birbirlerinin boynunda asılıdır. Bu açıdan bakarsanız, cinsellık aşk, tutku, sevgi, şehvet ve şefkatle yaşandığında, bizi TANRI katına ulaştırır.

İÇİNİZDEKİ TANRIÇAYI YÜCELTMEK

Tantra, bir kadının içindeki dişi enerjiyi yüceltmesini ister. Buna Tanrıça enerjisi denir. Her kadın bir Tanrıça?dir. Kadın öncelikle kendi içindeki dişi enerjiye kabul vermeli ve sevmelidir. Günümüzde pek çok kadının eril enerji ağırlıklı yaşadığını, onu yüceltip dişi yanını baştırdığını görüyoruz.

Dişilik derken, seksi giyimi, makyaj yapmayı ya da erkeklere naz yapmayı kast etmiyorum elbette. Dişi enerjiyi kabullenen bir kadın, 2. cakranın getirdiği özellikleri kendinde barındırır ve yüceltir. 2. cakra doğurganlığı, yargısızca kabul vermeyi, yumuşaklığı, yaratıcılığı, yaratım gücünü, bolluk ve bereketi temsil eder. Kutsal dişi enerjikabul verir, doyurur, sevgisini akıtır, şefkat verir, şifacıdır. Bir kadın bu özelliklerini kabul eder ve severse, karşılığında onun bu özelliklerini yüceltebilen bir erkeği hayatına çeker. İnsan ilk önce kendine değer vermelidir ki bu değeri karşısındakilerden de görebilsin. Çünkü hayatımızdaki önemli kişiler bize ayna tutarlar.

Eril enerji ise daha farklıdır. Serttir, gücü ve zihni temsil eder. Koruyucudur. Vericidir. Kutsal eril enerji ise kadını kollar, korur, dışarda savaşır, şefkat ve sevgisini akıtır, güçlüdür ancak gücünü kadın üzerinde kontrol amaçlı değil, sadece koruyucu amaçla kullanır. Kutsal eril ve kutsal dişinin tantrik sevişmesi adeta bir sanat gibidir. Kadın ve erkek birbirlerindeki bu özellikleri kötüye kullanmadan, saf sevgiyle ve birbirlerini yücelterek sevişirlerse, enerji bu çifte SİFA, BOLLUK ve BEREKET, AŞK ve BÜTÜNLÜK getirir. Bereket ve bolluk 2. cakranın görevidir ve kadının rahminden doğar. Para yaratmak, tıpkı sevgiliye sevgiyi akıtarak çocuk yapmak gibidir. Erkek rahme spermini akıttıkça, kadın bunu sevgiyle ve hazla kabul eder. Karşılığında bolluk ve berekete niyet vererek enerjiyi döndürür. Böyle bir birliktelikte para , bolluk ve bereket asla eksik olmaz. Eğer para ile ilgili bilinçaltında olumsuz bir kalıp yoksa elbette?

Erkeklerin kadınları tam doyurabilmeleri çok önemlidir. Bir kadının tam doyması için onun duygusal iniş çıkışlarında yanında olduğunu belirtmesi, şefkatle dinlemesi, duygusal yakınlık sağlaması, ve yatakta tam bir orgazmı sağlaması gerekmektedir. Tantra öğretisinde kutsal erkek rolü tam olarak uygulandığında, kutsal dişi rolüne tam kabul vermiş bir kadın cennete ulaşır ve gerçek bir doyumu tadar. Karşılığında erkeğini doyurur.

Günümüzde özellikle batı toplumlarında erkek, kadını doyurabilmenin en büyük araçlarından birinin para ya da iyi seks olduğunu düşünmeye başlamıştır. Gerçek bir sevgi birlikteliğinde, para ya da başarılı seks, bir kadının doyuma ya da cennete ulaşabilmesi için yeterli olamaz. Kadın önce duygusal, ruhsal, zihinsel ve bedensel olarak doyuma ulaştırılmalıdır. Aralarında oluşan sevgi, her gün tıpkı bir gülün azar azar sulanması gerektiği gibi beslenmelidir. Tıpkı bir çiçeğe suyu ilk günlerde kovayla akıtıp sonradan kupkuru bırakmanın onu öldüreceği gibi, sevgi ve ilişki de, azar azar ama her gün beslenmelidir. Böyle bir birliktelikte kadın daha doyumlu olacağı için, para kendiliğinden gelir.

Her birlikteliğin bir yaratma kapasitesi vardır. Tıpkı düşünce ve duyguların doğal olarak hayatımıza bazı olayları getirmesi gibi, birliktelikler de bir KİMLİK yaratır. Artık o kimlik, ortak bazı istekleri kendiliğinden hayatın akışına getirir. Para, bolluk, bereket, şifa, sevgi, bütünlük, sevdiğiniz uğraşlar, iş, aklınıza gelebilecek herşeyi bu yeni KİMLİK taşıyacaktir. Ancak dikkat edilmesi gereken şey, her iki eşin de aynı doğrultuda düşünüp hissetmesi gerekmektedir. Bunu yapabilmek için çiftlerin birbiriyle uyumlu, birbirlerine tam kabul vermiş, bilinçaltlarında istedikleri şeyle ilgili herhangi bir OLUMSUZ kalıp taşımamaları gerekmektedir


© 2011 Lotus Kadınlar Kulübü. Tüm Hakları Saklıdır. developed & designed by maya interactive