KİTAP TAVSİYELERİ

AŞK VE BİLİNÇALTI

RUH EŞİ

24.02.2009

 

AŞK VE RUH EŞİ

?Ruh eşimi arıyorum? diyorsanız?
?Aşk arıyorum? diyorsanız?
Kesinlikle yalnız değilsiniz?

Hanımlarla yaptığım pek çok özel çalışma sırasında önemli bir şey fark ettim. Hatta şu anda erkeklerle çalışmamama rağmen, yurt dışında ve döndükten sonra birkaç beyle de çalıştım. Özellikle, aşk hayatı ve ikili ilişkiler konusunda herkesin çok farklı deneyimleri vardı. Ama ortak düşünce şuydu:

 ?Artık erkeklere / (kadınlara) güvenim kalmadı?Benim istediğim gibi biri yok.?

Düşüncelerinize ve iç sesinize çok dikkat edin. Bunları yeterince uzunca bir süre inanarak söylerseniz, bir gün bilinçaltınıza kaydedebilirsiniz. Artık bu sizin inanç kalıbınız halini alır.

Bunu söylediğimde, hanımlardan tepki aldım. ?İyi ama Seda Hanım, gerçek bu. Etrafımda gördüğüm herkes bu şekilde davranıyor. Ben nasıl aksini düşünebilirim ki??

İşin püf noktası burada yatıyor. Bilinçaltı çift yönlü çalışır. Şu anda sizin ?Benim gerçeğim budur? dediğiniz olaylar, aslında muhtemelen 0 ila 5 yaş aralığında ya da erken çocukluk döneminde inanç sisteminize farkında olmadan, ebeveyn modeline bakıp yazmış olduğunuz olaylardan kaynaklanıyordur. Fakat siz bu kalıpları temizlemeden hayatın akışına kapıldığınızda, karşınıza sizin inançlarınızı besleyecek kişiler, daha doğrusu size aynalık yapacak kişiler çıkar. Çünkü, insanlar, inanç sistemlerinde ne varsa davranışlarına, konuşma tarzlarına yansıtır.
Farkında olmadan, beklentimiz doğrultusundaki kişileri hayatımıza çekeriz.

Örneğin, ?Erkeklere güven olmaz? diye bir inancımız varsa, muhakkak çocukluğumuzda bu inanç kalibi bilinçaltımıza yerleştirilmiştir. Ve artık siz mantığınızla ne kadar aksini düşünseniz bile, bu zihinsel bir alıştırmadan daha öteye geçemez.

Derinlerdeki inançlarınız, duygularınıza yansımaya başlar. Ve duygularınız, başkalarına aldığınız tavırlarınıza ve konuşma tarzınıza, hatta konuşurken seçtiğiniz kelimelere yansır artık. Karşısındaki erkeğe güvenmemesi gerektiğini baştan kabul etmiş bir kadının karşısına, ona aynalık yapacak erkekler muhakkak çıkacaktir. Bir müddet sonra, ilişkilerinde umduğunu bulamayan kadın, eğer şanslıysa o ilişkiden kopacak, fakat bir sonrakinde başlangıç iyi bile olsa, sonraları, yeniden kendisini üzecek ve güvenini sarsacak olaylar yaşamaya başlayacaktir. Bu artık kendini tekrarlayan kısır döngü halini alır.

Ta ki, kadın karşısındaki erkeği suçlamayı bırakıp kendi içine dönmeyi hatırlayana kadar. Çünkü, güçlü inanç kalıplarımızın altında korkular yatıyordur. ?Erkeklere güven olmaz? cümlesinin ardında muhakkak kendimizle ilgili, derinlerde daha esaslı bir korku bulunur. Başkalarına güvenemeyen insanlar, genelde kendilerine güvenmiyorlardır. Fakat bunu mantıklarıyla kabul etmek istemezler. Kendine güven eksikliğinin de altında, hayatta kalma kök korkusu bulunur.

Ama bu korkular, her insan için farklıdır. Yukarıdaki örnekteki hanımın güven probleminin ardında aşırı kontrolculuk ihtiyacı da yatıyor olabilir. O zaman bu davranış modelinin esas korkusu farklıdır. Kaybetme korkusu taşıyordur. Ya da değersizlik duygusu vardır.

İnançlarımız ve davranış modellerimizi hangi kök korkunun yönlendirdiğini bulmak için, belli yöntemler var. Ben, New York?ta çalışırken hipnoz tekniklerini kullanıyordum. Türkiye?ye yerleştikten sonra, benden yardım almak isteyen kişilerde, yazı yazdırmak ya da soru cevap yöntemleri ile çalışmaya başladim.

Bunların temizlenip yerine sağlıklı ve olumlu inanç kalıplarının yerleştirilebilmesi için, korkunun sevgiye dönüştürülmesi gereklidir.

Çok önemli sorunlarınız ya da sizi ruhsal bir travmaya götürecek sorunlarınız varsa, muhakkak bir psikoloğa gitmenizi öneririm. Ama eğer sadece sizi üzen ve artık kurtulmak istediğiniz kısır döngülerin içinde olduğunuzu düşünüyorsanız, yönlendirmeli meditasyon teknikleri de ise yarayacaktir.

Bir de hanımlarda ?Hayatta sadece tek bir ruh eşi vardır. O yüzden hayatta bir kez gerçek anlamda aşık olunur? diye bir kalıp bulunduğunu biliyor muydunuz?

Buna kesinlikle katılamayacağımı söylemem gerek. Yaşamımızda her bir deneyim bize farklı bir ders öğretir. Farkındalığımızı yükseltir. Eğer bekarsanız, ya da hayatınızda sizi doyuracak bir erkek yoksa, o zaman illa ki en yüksek boyuttaki, bizim için en uygun olan, bizi en çok sevecek erkek, falan gibi kriterleri bir kenara bırakmalı ve hayatımızın akışına kendimizi teslim etmeliyiz.

Çünkü her bir ilişki, bize kendimizi öğretecektir. Kişiliğimizdeki artı ve eksilere aynalık yapacaktir.

Eğer sürekli ?Bay Doğru? yu ararsak, aralarda bize kendimizi öğretecek, bazı eksiklerimizi tamamlayacak ilişkileri kaçırmış oluruz.

Hem kim bilir, belki de aynı kişi ile bir ömür boyu birlikte gelişir, ilerleriz. O yüzden, ruh eşi tanımını yeniden yapmak gerekiyor. Ruh eşi, spiritüel öğretilerdeki İKİZ RUH tanımlamasına uymaz. Farklıdır. İkiz ruh, Adem ile Havva?nın oluşumundan beri, ilk bölündüğümüz ruh parçamızdır. Oysa, ruh ikizi milyarlarca insan için sadece 1 adettir ve kadim öğretilere göre, ikiz ruhumuz romantik sebeplerle birleşeceğimiz parçamız değildir.

Ruh eşleri ise, deneyim kazanmak, ilişkiler üzerinden kendimizi tanımak ve geliştirmek, hatta İlahi Sevgi ve bütünlüğe varabilmek için birlikte çalıştığımız ruh parçalarımızdır. Bu sıralarda çok moda olan ve herkesin diline dolanmış olan ruh eşi terimi, bu kadim, ruhsal öğretilerden gelmektedir.

Ruh eşimizi hayatımıza çekebilmek için tek yapmamız gereken, kendimiz olmak, yaşamımızı olduğumuz gibi sevip kabul edebilmektir. Bilinçaltımızı ne kadar temizleyebilirsek, o kadar ?OLUMLU? bir ruh eşi hayatımıza girer. Çünkü, artık bizim içimizde bize aynalayabileceği sadece olumlu yanlar kalir. Olumsuzlar bitmiştir.

Yaşamınızdan AŞK eksik olmasın.

Sevgilerimle?

 
 

 


© 2011 Lotus Kadınlar Kulübü. Tüm Hakları Saklıdır. developed & designed by maya interactive