
ÖZGÜVEN VE OKUL BAŞARISI
Çocuklarımızın okuldaki başarısını etkileyen en önemli faktörlerden birisi özgüvenleridir. Sınıftaki öğrencileri dikkatle incelerseniz, çok zeki olan ama kendine güveni eksik olan çocukların, özgüvenli ama ortalama zekaya sahip çocuklara göre daha başarısız olabileceğini gözlemleyebilirsiniz.
Güvensiz çocuklar, okuldan yeterince zevk alamazlar. Motivasyonları bozulur. İlgileri çabuk dağılır. Çünkü bütün enerjilerini, kendileriyle ilgili duygularına harcarlar. Diğer çocuklar ve öğretmenlerle olan ilişkilerini düşünürler. Derslerine odaklanmak için yeterince enerjileri kalmaz.
Okuldaki başarısızlık, çocuğun özgüvenini daha da zedeler. Ve bu böylece kısır döngü halini alır. Artık onlara yardımcı hoca tutmanız, ek ders aldırmanız da bir işe yaramaz.
ÖZGÜVEN VE İNSAN İLİŞKİLERİ
Kendilerine güveni olmayan çocuklar, genelde diğer çocuklarla olan ilişkilerinde ya saldırganlaşma eğiliminde olurlar ya da çok pasif davranırlar ve arkadaşları arasında hayal kırıklığı yaratırlar.
Oysa bu tip çocuklar için arkadaşlık ilişkileri hayati önem taşır. Kendisini değerli bulabilmesi için artık başkalarının onayını almak zorunda hisseder. Ancak aşırı alıngan davranacağı için, bunu çoğunlukla başaramaz. Sırf bu yüzden, diğer çocukların bu tarz çocuklarla normal ve doyurucu bir arkadaşlık ilişkisi kurmaları çok zordur. Diğer çocuklar ona gerçekten kötü davranıyor olmasalar bile öyle hissettikleri için kendilerini gerçekten değersiz bulmaya başlarlar ve öyle davranırlar.
ÖZGÜVEN VE YARATICILIK
Yaratıcılık her zaman bazı riskler almayı gerektirir. Başka insanlara güvenebilmeyi, güvenli bir ortamda yaşadığını bilmeyi gerektirir. Ancak o zaman zihnin tamamını yaptığı işe aktarabilir.
Yaratıcı çocuk, başarısızlığa uğrasa bile başkaları tarafından dışlanmayacağını ya da suçlanmayacağını bilmelidir.
Yaratıcılık, zeka, görsel imgeleme teknikleri, oyunculuk, fiziksel ve ruhsal denge hali gerektirir. Eğer çocuk korku içinde, endişeli, sıkıntılı ise, bu yetenekleri önemli ölçüde kısıtlanmış olur.
Yaratıcılık, çocuğun kendi içinde mutlu olmasını gerektirir. Ancak sürekli olarak başkalarının onayını ya da beğenisini toplamaya uğraşan bir çocuk, başkalarını mutlu etmeye odaklanacağı için, kendisi mutsuzdur.
Son olarak yaratıcı çocuklar, hedefledikleri bir şeyin hayalini kurup, kendi zihinlerinde onları elde ettiklerini imgeleyemezler. Oysa çocuklarda yatratıcı imgeleme çok önemli bir tekniktir. Hayalleri genelde kısıtlayıcı olur ve korkularının kısıtlamalarıyla doludur.