KİTAP TAVSİYELERİ

SEDEF SAVAŞ HAKKINDA

CİNSEL TACİZ MAĞDURLARI, PARA VE ERKEKLER

28.02.2009
CİNSEL TACİZ  MAĞDURLARI, PARA VE ERKEKLER

Hepinize Merhaba,

 

Bildiğiniz gibi Sedef Savaş, cinsel terapi ve hekimlik geçmişi ile cinsel taciz mağdurları üzerinde epeyce çalışmış bir terapist. Kendisiyle geçtiğimiz günlerde  yaptığımız görüş alış verişleri sırasında bu alandaki deneyimlerimizi paylaştık. Ve ortak bir takım sonuçlara vardık. Bu sonuçları sizlerle de paylaşmak istiyorum.

 

Regresyon çalışmaları sırasında, hanımların duygusal ve ruhsal birikimlerine indiğimiz için, cinsel tacizin nasıl izler bırakabileceğini, ve o esnada hanımların hangi tehlikelere maruz kalabilecekleri konusunda siz değerli okuyucularımı bilgilendirmek istedim.

 

Özellikle küçük yaşlarda tacize maruz kalmış, gerek bedensel gerekse manevi olarak kendisini savunamayan çocuklarda, çoğunlukla ilginç bir ortak özellik oluşabiliyor. O dönemde zihin durumu kabullenmek istemediği için, bilincini bedeninden ayırıyor. Bu konuda kendi çalıştığım bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum. Küçük bir kızken tacize uğramış genç bir kadın ile regresyon çalışması yapıyordum. Kendisini geçmişine yönlendirdiğimde, olay yerine dışarıdan baktığını söyledi. Ve henüz neler olacağını bilmiyordu. Kendisine sordum:

?Bulunduğun yerde senden başka insanlar da var mı??

Oldukça sakin bir sesle yanıtladı.

?Evet, küçük bir kız çocuğu görüyorum. 5 yaşlarında falan. Bahçenin ağaçlarla çevrili kısmında oyun oynuyor.?

?Bu kızın kim olduğunu bana söyleyebilir misin? Seninle bir bağı var mı??

Başını kendinden emin bir tavırla iki yana sallıyor.

?Hayır, kim olduğunu bilmiyorum. Ama kızgınım ona.?

?Kızgınlığının sebebini fark edip bana anlatabilir misin??

?Galiba annesi, kızmış.?

Yüzünü buruşturuyor.

?Annesi ona çok kızgın! Çünkü tek başına o ağaçların arasına gitmiş. Evin önünden uzaklaşmaması için onu tembihlemişler ama o dinlememiş. Canım çok sıkılıyor!?

Danışanım artık yavaş yavaş duygularını ve olayların akışını fark etmeye  başlıyor. Gözleri yaşarıyor ve duygusal olarak olayı gözden geçirmeye hazırlanıyor.

 

Ben kendisini usulca destekliyorum.

?Benim sesim sizi takip edecek. Yavaşça 1 den 3 e kadar sayıyorum. 3 dediğimde zamanda biraz ilerleyip o kıza neler olduğunu bir film seyreder gibi gözlemleyebilirsiniz. Ben hep yanınızda olacağım.?

İşte o anda anlatmaya başlıyor.

?Ahh, yazık bu kıza! Hayır bu çok saçma. Olamaz. Bir adam var. Çok çirkin. Çok pis kokuyor. Kızın üzerinde. Çok ağır.?

Ağlamaya başlıyor.

?Vücudunuzu tarayın, herhangi bir ağrı ya da sıkıntı gibi değişik bir his var mı??

?Evet kollarım acıyor! Kıpırdayamıyorum sanki. Aman Allah?ım! Kollarım ağrıyor.?

 

Bu seans uzayıp gitmiş, ama genç kadın olanları, başka bir çocuk yaşamış gibi anlatmıştı. Hikayenin devamında ailesi, küçük kızı korumamış, hatta tam tersine suçlamışlardı. Genç kadının bedeninde hep süregelen psikosomatik rahatsızlıklar mevcuttu. Bunlar, regresyon terapisini tamamladığımızda, yarı yarıya hafiflemişti.

 

Eğer çocukluk dönemindeki bu travmatik olayda çocuğun bilincini bedenine yeniden oturtmasını sağlayamazsak, bedensel sağlık sorunları devam edecektir. Bu konuda regresyon terapisi oldukça güzel sonuçlar alabiliyor.

 

Yine Sedef Hanım2ın kendi uygulama teknikleri, tarvmatik olaylarda, danışanının  duygusal yıpranmaya girmesini engellemek amacıyla, biraz farklılaşmış. Yüzleşme yaşanırken, artık kişi, çoktan bu olaydaki duygusal tepkilerin pek çoğunu çoktan bünyesinden çıkartmış oluyor ve bu teknikle daha kolay şifalanabiliyor.

 

Yukardaki örnekte  terapi tek başına yeterli değildi. Bu genç kadının TACİZCİYE DEĞİL, ANNESİNE müthiş bir öfke beslemiş olduğunu fark ettik. Annesine biriktirdiği öfkeyi de zaman içinde devam eden seanslarda temizlettik.

 

Burada verdiğim örnekteki gibi, Sedef Savaş?ın da kendi yaptığı çalışmalar sırasında, mağdurların tacizcilerini değil de kendisini korumaktan aciz olan aile bireylerini daha çok suçladıklarını fark ettik. Ve eğer onlara duydukları öfke itiraf edilip duygu çıkartılamazsa, bilinçaltına derinlemesine nüfuz eden bir DEĞERSİZLİK kök korkusuna sebep oluyor.

 

Değersizlik kök korkusu, dişilik özgüveninin oluşmasına engel teşkil edebiliyor. Cinsel performans bozuklukları, bedeni beğenmeme, erkek bedeninden iğrenme, kendini cezalandırma, aile bireylerini cezalandırma, (tabi cezalandırma işlemi bilinçsizce yapılan, zihnin çeşitli sebepler bularak kamufle ettiği şekilde gerçekleşiyor.), hayattan zevk alamama gibi problemler doğuruyor.

 

Bu problemleri sizler de az çok biliyorsunuz. Ama burada bizim önemle vurgulamak istediğimiz şey, bu duygular doğru şekilde değiştirilemezse, KENDİNE ACIMA hissi yer etmeye başlıyor. Beyin ve duygusal sistemin bedenle, sinir ağı vasıtasıyla konuştuğunu biliyoruz. Acıma hissi, suçluluk hissi, belli bir süre sonra yer etmeye başlıyor. Artık mağdur kişi, pek çok davranış ya da olay karşısında kendisine acımaya, suçluluk duymaya başlıyor. Çünkü bu ?ÖĞRENİLMİŞ DUYGUSAL TEPKİ? haline gelebiliyor. Suçluluk ve acıma duyguları, diğer kişilere göre daha yoğun ve daha ağır şekilde hissedilmeye başlıyor.

 

Her kişi, kendi genetik yapısına, aile içinde öğrendiği tepki verme biçimlerine göre, farklı bir savunma mekanizması geliştiriyor. Örneğin, kimileri erkeklere düşman olabiliyor, kimisi fazla yemek yiyerek vücudunu şişmanlatmak istiyor, kimileri kendisini erkeklerden ya da sosyal çevreden soyutlayabiliyor.

 

Ve ne yazık ki, bu davranış biçimi kendisi için alışkanlık haline gelebiliyor.

 

Eğer bu tip sorunlar yaşayan bir hanımsanız, geçmişinizde cinsel taciz varsa, sakın umutsuzluğa kapılmayın. Duygusal değişiminizi, bilinçaltınıza ittiğiniz tepki şekilleri ve duygularınız, öfkeleriniz ile birlikte çalışarak göreceli olarak kısa sayılabilecek şekilde sağlayabilirsiniz. Burada unutulmaması gereken şey, bir şifalanma, sadece bedensel ya da zihinsel değil, aynı anda ruhsal, duygusal olarak ve bilinçaltı düzeyinde de olmalıdır. Ancak o zaman bir daha tekrar etmeyecek şekilde iyileşme sağlanabilir.

 

Bu çalışmaların yanı sıra Sedef Hanım?ın fark ettiği ilginç bir bağlantıyı da sizlerle paylaşmak isteriz. Para ve bolluk çalışmaları sırasında, bilinçaltımızda en çok değersizlik kök korkusu rol oynar. Eğer yeterince kazanamadığımızı düşünüyorsak, muhakkak ardında değer duygumuzun eksik olduğunu fark ederiz.

 

Kadınlarda değer duygusu, dişilik ile yakından alakalıdır. Öncelikle bir genç kız olarak dişilik özgüveni yüksek olabilirse, kişiliği yerine otururken, daha özgüvenli olma şansı da yüksek olacaktır.

 

Cinsel taciz mağdurlarında (hepsinde değil elbet) ama bilinçaltına değersizlik duygusu ekmiş olan hanımlarda, ya erkeklerle olan ilişkilerinde, ya para ile olan ilişkilerinde, ya da her ikisinde birden büyük sorunlar tespit ediyoruz. Özellikle Sedef Savaş?ın yaptığı pek çok para ile olan duygusal bağımız ve ilişkimiz üzerine bulguları çok dikkat çekici.

 

Öyleyse, buradan cinsel taciz mağdurlarına seslenelim. Eğer siz de para sıkıntısı ya da para ve bolluk konusunda çözemediğiniz bir kısır döngüye girdiyseniz, ya da erkeklerle olan ilişkilerinizde kısır döngüler varsa, Sedef Hanım?dan randevu alabilirsiniz.

 

Sedef Hanım?a ulaşmak için, 0 216 386  17 63 nolu hattan Serap  Hanım?ı arayın.

 

Sevgilerimle,

 

Seda Diker

 


© 2011 Lotus Kadınlar Kulübü. Tüm Hakları Saklıdır. developed & designed by maya interactive